Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/1912 E. 2024/7146 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1912
Karar No
2024/7146
Karar Tarihi

SAYISI : 2018/2051 E., 2020/628 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun reddi ve esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Katılan kurumlar vekilleri, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2018/2051 Esas, 2020/628 sayılı kararının katılan Kurumlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ... vekilinin; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ÖSYM Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “başvuranların buna hakkı bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, anılan suçlarla ilgili olarak temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Katılan ... Bakanlığının sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurunun esastan reddine ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 286/2-g maddesi gereğince kesin olması nedeniyle, katılan ... vekilinin CMK'nın 298 inci maddesi gereğince temyiz talebinin REDDİNE, İlk derece mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2017/948 Esas, 2018/930 sayılı Kararı ile sanık hakkında; a) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanunun’un 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. b) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanunun’un 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. c) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca, mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 23.09.2020 tarihli ve 2018/2051 Esas, 2020/628 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik; a) Katılan ÖSYM Başkanığı vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık, katılan ... vekilinin resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; b) Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı, katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına karşı ve katılan ... vekilinin sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.12.2021 tarihli ret ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın tüm suçlardan üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. B. Katılan ÖSYM Başkanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın tüm suçlardan üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. C. Sanık müdafiinin Temyiz İstemi Sınav öncesinde soruları temin ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delilin bulunmadığına, dosya kapsamındaki raporların soyut tespitlere yer verdiğine, üzerine atılı örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ise beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesinde katılan ...'nın sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının, katılanların söz konusu suçlar yönünden zarar gören sıfatını taşımadığından bahisle reddetmiş, katılan ...'nın sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, ÖSYM Başkanlığı'nın resmi belgede sahtecilik, sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularını İlk Derece Mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden esastan reddetmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan ...'nın sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik, katılan ÖSYM Başkanlığı'nın silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz istemi yönünden 1. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan kurum vekillerinin istinaf istemleri üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "suçun niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemesi" nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Katılan ...'nın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemleri yönünden İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince kesin nitelikte olup, atılı suçlardan kurulan hükümlerin temyizi kabil kararlardan olmadığından ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE karar vermek gerekmiştir. C.Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz istemi yönünden Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 Esas 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır(Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; Sanığın FETÖ/PDY üyesi olduğu, 2010 KPSS öncesinde örgüt tarafından kendisine verilen sorulara çalışarak sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterip, sıralamada diğer adayların önüne geçtiği, örgüt mensubu olmayan kişilere sınav sorularının ve cevaplarının önceden verilmesinin mümkün olmadığı, gizliliğe ve tedbire azami derecede önem veren örgüt içerisindeki yapılanmanın bu durumu gerekli kıldığı ve sanığın Fetö terör örgütü üyesi kabul edildiğine dair mahkeme kabulü dikkate alındığında, somut olayda silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin suçlamayı kabul etmeyen sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı kurumlarda çalışmadığı, kod adı kullanmadığı, ByLock kullanıcısı olmadığı, örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmadığı dikkate alındığında, atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraati yerine yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Katılan ...'nın sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik, katılan ÖSYM Başkanlığı'nın silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz istemi yönünden Gerekçenin (A) bendinde açıklanan nedenlerle, katılan kurum vekillerinin bahse konu suçlar bakımından kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurularının sıfat yokluğundan reddine dair karara yönelik temyiz başvurusunun, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olması nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Katılan ...'nın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemleri yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-g maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C.Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz istemi yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 23.09.2020 tarihli ve 2018/2051 Esas, 2020/628 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/1912, K. 2024/7146, T. 28.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-1912-e-2024-7146-k-b79dc8f98f21