Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/1895 E. 2024/7132 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1895
Karar No
2024/7132
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/453 E., 2020/751 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Resmi belgede sahtecilik, Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun reddi, esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret. Düzeltilerek Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2019/453 Esas, 2020/751 sayılı Kararının, katılan ... vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; A. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin temyiz istemleri yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, itiraz merciince bu konuda bir karar verildiği ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin verilen beraat kararına karşı ... vekilinin temyiz talebi yönünden, İlk Derece Mahkemelerince verilen on yıldan az hapis ve adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından, Katılan kurum vekilinin temyiz taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE, Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2018 tarih ve 2018/939 Esas 2018/1680 sayılı Kararı ile sanık hakkında; 1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Nitelik dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 19.03.2021 gün ve 2019/1510 Esas 2021/503 sayılı Kararı ile; Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin nitelikli dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin istinaf başvurusu ile katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin, katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin, sanık müdafinin ise silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.12.2021 tarihli ret, düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemleri özetle; *Dosya kapsamında sanık hakkında pek çok lehe delillerin bulunduğuna, *Savunma hakkının engellendiğine, sanık lehine delillerin toplanmasının engellendiğine ve toplanmadığına, etkin soruşturma yürütülmediğine ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, *Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, *Yetersiz delille mahkumiyet hükmü kurulduğuna, *Suçun unsurlarının oluşmadığına, *Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; a) Hakkında kamu kurumu zararına dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine dair verilen hükümler kesinleşen sanığın, iptal edilen 2010 yılı KPSS'de soruların örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporu dışında anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin mahkumiyeti için gerekli kesin ve yeterli delil ikame olunamadığından, müsnet suçtan da beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, b) Kabul ve uygulamaya göre de; Sanık hakkında belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi yerine 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2019/453 Esas, 2020/751 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/1895, K. 2024/7132, T. 28.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-1895-e-2024-7132-k-f8caec42a38b