Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/17467 E. 2023/878 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17467
- Karar No
- 2023/878
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/762 E., 2020/311 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2018 Tarihli 2018/188 Esas ve 2018/324 sayılı kararı Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna yönelik cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği kanaatine varılarak beraat kararı verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2018/762 Esas, 2020/311 sayılı kararı Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem asker imamlarından olan Semih kod adlı C. Y. ile bir araya gelerek örgütün sohbet adı verdiği toplantılara katıldığı, mahrem imamın sanığı örgütsel faaliyetlerini maskelemek ve takibi önlemek amacıyla çeşitli yerlerde bulunan kontörlü telefonlardan aradığı, aramanın tek yönlü olduğu, aramaların genellikle kısa tutulduğu, sanığın askeri mahrem imam tarafından ardışık olarak arandığının tespit edildiği, yine HTS raporuna göre sanığın askeri mahrem imam ile ortak baz bilgisinin bulunduğunun tespit edildiği, yine iletişim kaydında sanığın telefon numarasından ABD'nin Pensilvanya Eyaleti ile iletişiminin bulunduğu, ByLock kullanıcısı olan birçok örgüt mensubu ile iletişim kayıtlarının bulunduğunun tespit edildiği, bu kapsamda sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle organik bağının bulunduğu, örgüt hiyerarşisi içerisinde mahrem asker imamın talimatlarını yerine getirdiği, bu kişiyle sürekli iletişim halinde olduğu, hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken verilen beraat kararınn usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan örgütün mahrem yapılanmasında yer alan FETÖ/PDY terör örgütü sanıklarının beyanlarına göre örgütsel faaliyetleri maskelemek ve takibi önlemek amacıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market/büfe/lokanta gibi sair işletmelerde kurulu bulunan sabit telefonları kullanmak suretiyle örgüt üyesi askeri personelin arandığını, mahrem yapıdaki örgüt üyeleri ile iletişimin bu yolla sağlandığı, yine yapılan göre Efulim Market isimli işyerinde kullanılan kontörlü telefonun da bu amaçla örgütün mahrem imamlarınca kullanıldığı, sanık hakkında düzenlenen HTS inceleme raporuna göre sanık ...'ın Efulim Marketteki kontörlü telefonu 11.06.2016 günü araması ve 95 sn görüşme yaptığı, bunun yanı sıra diğer kontörlü telefonlarla da irtibatlı olduğu, diğer kontörlü telefonlardan da belli periyotlarda arandığının tespit edildiği, bu nedenlerle sanık ...'ın Mahrem askeri imamlar tarafından aranarak buluşma yerinin ayarlandığı sanığın adı geçen mahrem askeri imamlarla örgütsel toplantılara katıldığı iddia edilmiş ise de; HTS inceleme raporuna göre sanığın Mahrem Asker İmamı olduğu değerlendirilen Semih Kod adlı C. Y. ile ortak baz bilgisinin bulunmadığı, mahkememizce şahit olarak dinlenen C. Y.'nin duruşmada sanık ile yüzleştirildiğinde sanığı tanımadığını beyan etmesi, sanık ...'ın asayiş timde görev yaptığı için izne çıkan askerler ya da normal vatandaşların kendisini ankesörlü telefondan aramış olabilecekleri yönündeki aksi ispatlanamayan savunması birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'ın kontörlü telefondan aranması bilgisinin örgütsel eylem ve faaliyetlerini ispat etmeye yeter derecede olmadığı, sorumlu şahsın, askeri personeli aradıktan sonra tedbir amaçlı ilgisiz ve alakasız kişileri de ankesörle arayarak bu bütün içerisinde hedeflerin kaybolmasının amaçlandığının bilindiği, sanığın kontörlü telefondan aranması amacının tam anlamıyla netleştirilemediği, sanığın ankesörlü telefonlarla aranmış olduğu kabul edilse bile; bu görüşmelerde ne konuşulduğu, sanığın herhangi bir toplantıya katılıp katılmadığı, katıldı ise toplantının örgütsel nitelikte olup olmadığı ve toplantıda neler konuşulduğu hususlarının tespit edilemediği, yine sanığın haklarında ByLock kullandıklarına yönelik tespit bulunan şahıslarla irtibatlı olmasının bu şahıslarla aynı yerde birlikte görev yapması nedeniyle mesleki ve beşeri ilişkilerden kaynaklanmış olabileceği, sanığın bylock kullanıcısı olan şahıslarla olan irtibatının da görevi ile ilgili olabileceği yönündeki savunmasının aksini gösterir delillere dosyada tesadüf edilemediği, sanığın örgütle iltisaklı internet sitelerini takip etmesi şeklindeki eylemlerinin de örgütsel bir faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın ABD’de kullanılan bir yabancı numaradan aranması şeklindeki eylemlerinin de örgütsel bir faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, örgütün Asker yapılanmasında yer aldığını ve örgüt üyesi olduğunu gösterir dosyada başkaca delil bulunmadığı, bu nedenle sanığın terör örgütü üyeliğini çağrıştırır süreklilik, çeşitlilik ve devamlılık gösteren fiil ve davranışlarının her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle tespit edilemediği savunmasının aksine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna yönelik cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği kanaatine varılarak ilk derece mahkemesince sanığın beraatına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Kurulan beraat hükümünde usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının hükme yönelik istinaf başvurusunun CMK'nın 280/2 nci maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (kapatılan) 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı", hususu nazara alınarak somut olay değerlendirildiğinde; Jandarma astsubay olarak görev yapan, yine kendisi gibi jandarma astsubay olarak görev yapan E. T. ile ardışık olarak aranan sanık hakkında; birlikte arandığı E. T.'nin dosyasının onaylı örneğinin getirtilerek gerektiğinde tanık olarak dinlenmesi suretiyle, sanığın BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının, “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilerek üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun tanzim edilmesi, ayrıca sanığın, görev yaptığı yerlerin tespiti ile ilgili birimlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptığı yerler itibariyle sanık hakkında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramasının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, yine sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerekirse tanık olarak dinlenmeleri, sanık ile ilgili herhangi bir beyanının olup olmadığının tespiti ile UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa bu beyan yahut ifadelerle birlikte tüm bu belgelerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafıine okunup değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 2018/762 Esas 2020/311 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesi uyarınca Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.