Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/3691 E. 2024/410 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3691
Karar No
2024/410
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2015/212 E., 2016/200 K. SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, eşya ve araç müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ Baykan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/212 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararı ile; A.Sanık ... Hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B.Sanık ... Hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereği neticeten 2 yıl 14 ... 10 gün hapis ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksuluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebebi; sanık ... hakkında mahkumiyeti gerekirken beraat hükmü kurulması sebebi ile sınırlıdır. 2.Sanık ...'in temyiz sebebi, sigaraların kaçak olduğunu bilmediğine, kararın bozulması talebine ve resen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 1.Olay tarihinde sanık ...'in idaresindeki, sanık ...'ın ise yolcu olarak bulunduğu dur ihtarına uymayarak kaçan ve lastikleri patlatılarak yakalanan kapalı kasa kamyonette Baykan Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/95 Değişik iş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada, aracın kasa bölümünde 62.928 paket kaçak sigara ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. 2.Sanık ... tüm aşamalarda sigaraların kendisine ait olmadığını sadece taşıma işi yaptığını, diğer sanık ...'ı yoldan aracına aldığını, olayla ilgisi olmadığını beyan ettiği; sanık ...'ın ise tüm aşamalarda kaçak sigaralardan haberdar olmadığını, araca otostop çekerek bindiğini beyan ettiği belirlenmiştir. IV.GEREKÇE A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Olay tarihinde sanık ...'in idaresindeki, sanık ...'ın ise yolcu olarak bulunduğu dur ihtarına uymayarak kaçan ve lastikleri patlatılarak yakalanan kapalı kasa kamyonette Baykan Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/95 Değişik iş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada aracın kasa bölümünde 62.928 paket kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında hakkında mahkûmiyet kararı verilen diğer sanığı tanımadığını, araca yolda otostop yaparak bindiğini, kaçak sigaralarla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi, diğer sanığın da bu savunmayı doğrulaması karşısında, olay günü ve öncesinde sanıklara ait cep telefonlarının HTS kayıtlarının celbi ile sanıklar arasında telefon konuşması olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre sanık ...'ın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. B.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereği temel ceza belirlenerek sonrasında kaçak eşyanın değerinin fahiş olması nedeniyle de anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereği artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 14.08.2015, iddianame düzenleme tarihinin 03.09.2015 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında halen derdest olduğu anlaşılan Bingöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/117 Esas sırasında kayıtlı dosyada suç tarihinin 12.02.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 04.03.2016 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 4.Sanık hakkında hükmedilen 3 yıl 10 ... hapis ve 100 gün karşılığı adlî para cezasında, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 3 yıl 2 ... 10 gün hapis ve 83 gün karşılığı adlî para cezası yerine 2 yıl 14 ... 10 gün hapis ve 83 gün karşılığı adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. 5.Dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği, suçta kullanılan nakil aracının ise 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 6.24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V.KARAR Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Baykan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/212 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 maddesinin son fıkrası gereğince temyiz edenin sıfatına göre sanık ...'in cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/3691, K. 2024/410, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-3691-e-2024-410-k-ac9c65f44d56