Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/1722 E. 2024/8109 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1722
- Karar No
- 2024/8109
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
SAYISI : 2019/699 E., 2019/2114 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2017/413 Esas, 2019/59 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 221 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/699 Esas, 2019/2114 sayılı Kararı ile, "Hüküm fıkrasından (3), (4), (5), (6), (7) numaralı bentlerin çıkartılarak, yerlerine sırasıyla; Sanığın yakalandıktan sonra örgütün yapısı ile ilgili bilgi vermesi nedeni ile cezasından TCK'nın 221/4-ikinci cümlesi gereğince takdiren 3/4 oranında indirim yapılarak 1 yıl 12 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62.maddesi gereğince, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları göz önüne alınıp, cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın, 1 yıl 8 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın adli sicil kaydına yansıyan ve sabıkasızlığından kaynaklanan geçmişteki iyi hali, suç işleme hususundaki eğilimine göre sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkememize olumlu kanaat gelmiş olmakla sanığa verilen hapis cezasının 5237 Sayılı TCK'nun 51/1 maddesi gereğince ertelenmesine, Sanığın TCK 51/3 maddesi uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nun 51/6 maddesi gereğince sanığın sosyal durumu dikkate alınarak denetim süresi boyunca herhangi bir yükümlülük belirlenmesine, veya uzman kişi görevlendirilmesine takdiren gerek olmadığına, Sanığın 5237 sayılı TCK nun 51/7 ve 8 maddesi gereğince denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere uyarıya rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği ve denetim süresi yükümlülüklerine uygun veya iyi halli geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususlarının sanığa bildirilmesine (kararın tebliği suretiyle ihtarına)" cümlelerinin eklenmesi suretiyle, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; 1. Sanığın soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasının genelinde pişmanlık bildirmediğine; 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığına; 3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, düzeltilen hususlar dışında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün esasına yönelik olarak, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanık aleyhine usûlüne uygun bir istinaf başvurusu bulunmasa da, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2023 tarihli, 2023/3-246 Esas, 2023/582 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, bu husus, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine temyiz talebinde bulunmasına mani olmadığı, bu durumda dahi bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde bulunma hakkı olduğu için 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesince temyiz talebinin reddedilemeyeceği, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "ceza miktarı bakımından kazanılmış hak" hususunun ise temyiz incelemesi sırasında ayrıca gözetilmesi gerektiği belirlenerek, sanık hakkında verilen hükmün yapılan temyiz incelemesinde; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/699 Esas, 2019/2114 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.