Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/16182 E. 2025/9767 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16182
Karar No
2025/9767
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/228 E., 2020/788 K. İLK DERECE MAKEMESİ : Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/645 E., 2019/771 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 53/1-2-3, 58/9, 62, 63, 3713 sayılı TMK'nın 5/1 maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- İstinabe edilen Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2019 tarih ve 2019/476 Talimat sayılı evrakı ekinde yer alan bilâ tarihli tutanaktan ve İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2019 tarihli dördüncü celse zaptından anlaşılacağı üzere, sanık ve müdafiinin karar duruşması olan 27.12.2019 tarihli celseye SEBGİS aracılığıyla katılmak üzere talimat mahkemesinde hazır bulunmalarına rağmen, "Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesine yazılan talimata cevap yok. Yapılan segbis aramasında çağrı bağlantısı sağlanamadığı şeklinde uyarı verdiği anlaşıldı." gerekçesiyle savunma hakkını kısıtlamak suretiyle yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması karşısında, 5271 sayılı CMK m. 197 uyarınca, delillere erişme ve savunma hazırlama imkânları itibariyla, çekişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesi ve Anayasa'nın 36., Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleriyle teminat altına alınan adil yargılanma ilkesi dikkate alınarak; adaletin selameti açısından sanık ve müdafiinin katılımı ile sözlü savunma yapma imkânı tanındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, sanık ve müdafii hazır bulundurulmaksızın yargılanmaya devam edilerek, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde 5271 sayılı CMK'nın m. 188/1, 197/1 ve 289/1-(a), (e) maddelerine yer alan emredici hükümlere muhalefet edilmesi; 2- 23.12.2019 tarihli, üçüncü celsede Cumhuriyet savcısı tarafından sunulan esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmak için süre isteyen sanık ve müdafiine; Kanuna ve yerleşik uygulamaya uygun olmayan gerekçelerle savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak ve bu hakkın kullanılmasını etkisiz kılacak şekilde makul süre verilmeyerek, 5271 sayılı CMK’nın 176/4, 190/2. ve 216. maddelerine muhalefet edilmesi; 3- Hükme esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimatla dinlenen tanıkların; doğrudan, aleni duruşmada, sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK m. 180/1-2-5 gereğince SEGBİS kullanılmak ya da m. 181/1'de öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip, AİHS m. 6/3-(d) ve Anayasa m. 36. ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıkların dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafiine bildirilmeden, sanık ve müdafiinin tanıkları sorgulama haklarının engellenerek, talimat mahkemesinde alınan beyanların okunması suretiyle CMK m. 180/1 ve 181/1'deki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi; Kabule göre ise; 4- Beyanı hükme esas alınan tanık ...'ın, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla yürütülen soruşturmada etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini belirterek, müdafii huzurunda 22.01.2017 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde örgüte ait İsmail Özçelik öğrenci yurdunda kaldığını; kendisine neden soruların verilmediğini sorduğu, tanık Murat Akgül'ün: "Oğlum sen cemaatin kriterlerine uymuyorsun, kız arkadaşın var, haftasonları sürekli yurttan gidiyorsun ve aktif görev almıyorsun, bu sebeple sana sorular verilmiyor, hususi olarak asker ve polis çocukları ile ilgilenmiyorsun, cemaatten bir abla ile evlenmem gerektiğinden sorular sana verilmedi. ... ... isimli şahıs Urfa Sivereklidir. Benim sınıf arkadaşımdı. Bu cemaat içerisinde ev imamlığı yaptı. Öğrencilerle ilgileniyordu. Sürekli şehir dışında asker veya polis olan kişilerle ilgileniyordu. Bu şahısta soruların kendisine verilmesi sebebiyle 2014 yılında askeriyeye girmiş ve şuan muhtemelen teğmen rütbesinde bulunan bir şahıstır. Bu şahıs uzun boylu ve esmerdir" şeklinde beyanda bulunduğu; aynı suçtan yargılandığı Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/182 E. sayılı kovuşturmasının 03.08.2017 tarihli birinci celsesinde verdiği savunmasında ilk iki yıl yurtta kaldığını, sonraki iki yıl ise evde kaldığını beyan ettiği, işbu davada tanık olarak beyanının alındığı Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/7 Talimat numaralı evrakında, 25.02.2019 tarihinde verdiği beyanında ise, örgüte ait evlerde kaldığını ve sanık ... ile bu şekilde tanıştığını beyan ettiği; buna göre tanık Umut'un kollukta verdiği beyanında evlerde kaldığından hiç bahsetmemesine karşın diğer ifadelerinde evde kaldığını belirtmesi suretiyle beyanları arasında çelişki olduğu halde çelişkinin giderilmediği; diğer yandan, tanık Umut'un Karabük Ağır Ceza Mahkemesinde verdiği beyanında, aynı evde ... ... isimli şahsın da kaldığını, Kara Kuvvetleri Komutanlığınca yapılan sınavda ... ... ile sanığın birinci ve ikinci olarak başarılı olduklarını belirtmesine rağmen, ... ... yönünden herhangi bir araştırma yapılmadığı, beyanına başvurulmadığı, sanığın girdiği sınava ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığı; 5- Tanık ...'ın ifadelerinde sınav sorularını veren kişi olarak bahsettiği ...'in İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/205 Talimat numaralı evrakında, 18.12.2019 tarihinde verdiği beyanında sanık ...'yi anımsayamadığını, fotoğrafını görmesi durumunda tanıyabileceğini belirtmesi göz önüne alındığında, sanığın fotoğrafının tanık Murat'a gösterilerek teşhis işlemi yaptırılması gerektiği hâlde herhangi bir teşhis işlemi yapılmadığı; 6- Dosya arasında bulunan Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/8183 numaralı soruşturma dosyasında şüpheli olarak ifade veren ... Tatar isimli şahsın ifadesinde "Bu evin abisi Gazi Üniversitesi Turizmde okuduğunu hatırladığım Şanlıurfalı Sabri Seçkin'di" şeklinde beyanda bulunması nazara alındığında adı geçenin tanık olarak beyanına başvurulması gerektiği; 7- 11.09.2019 tarihli ikinci celsenin dört numaralı ara kararında, "K.K.K'lığına yeniden müzekkere yazılarak varsa sanıkla ilgili idari tahkikat dosyasının bir örneğinin mahkememize gönderilmesinin istenilmesine" biçiminde ara karar kurulmasına ve bir sonraki celse olan 23.12.2019 tarihli üçüncü celsede "Sanıkla ilgili idari tahkikat dosyasının bir örneğinin mahkememize gönderilmesi için K.K.K'lığına yazılan müzekkereye cevap var, okundu dosyasına konuldu" hususuna yer verilmesine rağmen dosya arasında bahse konu tahkikat evrakının yer almadığı; 8- Sanığın kollukta verdiği ifadesinde 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimi esnasında odasında olduğunu ve yanında oda arkadaşlarının bulunduğunu beyan etmesi, dosyanın UYAP'tan yapılan kontrolünde, karar ve kesinleşme şerhinin istendiği Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığının 22.07.2020 tarihli yazısında, sanıktan eski personel olarak bahsedilmesi dikkate alınarak sanığın beyanının doğru olup olmadığı, darbe girişimine iştirak edip etmediği hususları araştırılarak sonucuna göre eyleminin nitelendirilmesi gerektiği; 9- Ayrıca, UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığı belirlenerek, bulunması hâlinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirilip 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, gerekmesi hâlinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanmasından ve tüm bu delillerin değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi; Kanuna aykırı, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2 maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304 maddesi uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/16182, K. 2025/9767, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-16182-e-2025-9767-k-ccd25b0aa112