Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/7395 E. 2023/1535 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7395
- Karar No
- 2023/1535
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/485 E., 2018/993 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20.12.2017 Tarih, 2017/330 Esas 2017/513 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 22.06.2018 Tarih, 2018/485 Esas 2018/993 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.04.2021 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, 1. Mahkemenin hüküm verilirken alt sınırdan uzaklaşmasına ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığına, 2. Dosyadaki delil durumuna göre kastının yoğun olmadığına, 3. Bylockta USER ID eşleşmesi yapılmadığına, 4. Bylock değerlendirmelerinin hatalı olduğuna, 5. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, 6. Sanık hakkında hata ve gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 7. Teşdidin gerekçesinin yerinde olmadığına ve Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Dosyada mevcut ByLock raporunda (0 505) (...) (..) (..) nolu GSM hattı ile ... isminin ve TC kimlik numarasının belirtildiği,sanığın alınan savunmasında "sözü edilen GSM hattını kendisinin kullandığını ancak ByLock programı kullanmadığını," belirttiği,sanığın ByLock uygulamasına bağlandığını gösterir baz bilgilerinin dosyaya gönderildiği;tüm bu olgular karşısında özellikle ByLock raporu, ByLock uygulamasına bağlanıldığını gösterir baz bilgileri ile sanık savunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın inkara yönelik savunmasının soyut olduğu ve inandırıcı olmadığı kanaatine varılarak ByLock raporuna,baz bilgilerine göre sanığın ByLock uygulamasını kullandığının kabul edildiği, kriptolu ByLock haberleşme programını da münhasıran FETÖ/PDY mensuplarınca kullanıldığı ve HTS,veri inceleme raporu göz önüne alındığında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve söz edilen terör örgütüne organik bağ ile bağlı olduğu anlaşılmakla sanığın üzerine atılı bulunan "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediğinin sabit olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş; suçun işleniş şekli, fiilin özellikleri ve suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak temel ceza tayininde alt sınırdan ayrılınmış; davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, temyiz aşamasında dosyaya gelen ByLock Tespit değerlendirme tutanağının duruşmada okunması, tutanağın HTS sonuçları karşılaştırılıp belirtilen hat üzerinden ByLock kullanan kişinin sanık olup olmadığının tespiti amacıyla bilirkişiden teknik rapor alınması, duruşma zabıtlarında yer almakla birlikte gerekçeli kararda yer verilmeyen Veri İnceleme Raporu'nda sanıkla ilgili yer alan tespitlerin karar yerinde tartışılması ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak sanığın ByLock kullandığı sabit görülmek suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; 1. Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3/1 inci maddesi uyarınca; sanık yönünden suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK'nın 61/3 üncü maddesine aykırı davranılması, 2. Sanığa "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının 7 Yıl 15 ay yerine 8 yıl 3 ay yazılması ve uygulanan kanun maddesinin aynı Kanunun 5/1 inci maddesi olarak gösterilmesi gerekirken 5 inci maddesi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 22.06.2018 Tarih, 2018/485 Esas 2018/993 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca uyarınca Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.