Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16202 E. 2023/1589 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16202
- Karar No
- 2023/1589
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1415 E., 2019/401 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2018 tarihli ve 2018/36 Esas 2018/116 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.03.2019 tarihli ve 2018/1415 Esas, 2019/401 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Sanığın dosyadaki tek delil olan ByLock programını kullandığına dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 2.ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesinden vazgeçilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin 5271 sayılı Kanun’un 206, 216 ve 217 nci maddelerine aykırı olduğuna, 3. Sırf ByLock kullanıldığına dair iddia ile cezalandırılmanın doğru olmadığına, 4. Eksik araştırma ve yetersiz belgelerle karar verildiğine, 5. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına 6. 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesindeki hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine, 7. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü BTK kayıtları, tespit ve tespit ve değerlendirme tutanağındaki içerikler, kullanıcı adı bilgileri ile sanığın bylock tespit edilen hattı kamu kurum ve kuruluşlarında ve alışverişlerde kendisinin kullandığını beyan ederek bildirmesi dikkate alındığında, sanığın ByLock programını yükleyip kullanmadığı yönündeki savunmaların, kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalar olarak değerlendirilmiş ve ByLock programının sanık tarafından kullanıldığı hususuna mahkememizde tam bir vicdani kanaate ulaşılmıştır. Kaldı ki sanığın da kendi müdafiinin talebi üzerine sorulan soruya; "Benim abim... bir tarihte mesajlaşma işlevi olan whatsap benzeri logosu değişik olan bir uygulamayı benim telefonuma yükledi, bana bu program üzerinden görüşelim daha güvenli ve ancak şifreli girilebiliyor dedi, ben bunun bylock olduğunu bilmiyordum, toplam 24 ... bir kullanım oldu, sadece abimle mesajlaştım bunun haricinde kimse ile görüşmedim, suç teşkil eden bir görüşmem olmadı ,sonra kendim sildim abime bu programı nerden aldığını sormadım, bu programı bana abim yükledi, kendisinin Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/71-esas sayılı sırasında davası görülmektedir. " şeklinde cevap vererek aslında bylock programını kullandığını tevil yollu olarak ikrar ettiği anlaşılmıştır. Sanığın tevil yollu ikrar şeklindeki bu beyanı karşısında bylock programını kesin olarak kullandığı hususunda tereddüt bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu bilgiler ışığında, sanık ...'ın örgüt içerisinde kullanıldığı tespit edilen ByLock isimli kriptolu haberleşme programını kullanması gözönüne alınarak sanığın FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği, söz konusu örgütün devlet ve toplum için tehlikeli olduğu, vehamet arz eden eylemler gerçekleştiren bir örgütün üyesi olması nedeniyle tehlike suçu olarak düzenlenmiş olan silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan cezalandırılması gerektiği kanaatine varıldığı anlaşılmış, sanığın bu nedenlerle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın duruşmadaki savunmalarında bylock programını telefonuna abisinin yüklediğini ifade etmesi ve yazışma içeriklerinin de bu durumu doğrulaması karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlığın mahiyeti anlatılıp etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyip istemediği sorularak, etraflıca beyanı alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.03.2019 tarihli ve 2018/1415 Esas, 2019/401 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.