Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/4991 E. 2023/2317 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4991
- Karar No
- 2023/2317
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli, 2017/301 Esas ve 2018/72 sayılı kararı ile sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi gereği 5 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 7 yıl 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 62/1 maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir. 2. ...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04.06.2018 tarihli, 2018/947 Esas ve 2018/1230 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz davasının esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi: 1- Soruşturma ve yargılamanın hukuka aykırı yapıldığına, 2- Delillerin hukuka aykırı olduğuna, 3- Mevcut delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığına, 4- Beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıkların 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan YARSAV Derneğine 25.12.2008 tarihinde üye oldukları ve kapatılana kadar üyeliklerinin devam ettiği tespit edilmiştir. Yukarıda yapılan delil değerlendirmesi sonucunda, sanık ...'nin kendi kullanımında olan GSM hattı ile örgütün gizli haberleşme aracı ByLock isimli iletişim programını kendi iradesi ile bilerek ve isteyerek kullandığı, HSK tarafından örgüt mensuplarının yargı içerisindeki etkinliğini kırmaya yönelik yapılan çalışmalar sonucunda sanığın Ödemiş savcısı olarak atanmasına 2010 HSYK seçimleri ile HSYK içerisine sızan örgüt mensubu T. G.'nin sanığın tayinine muhalefet ettiği, ev aramalarında ele geçirilen dijital materyallerde 2016 yılına ait örgüt liderine ait video kalıntılarının bulunduğu değerlendirildiğinde sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş, sanık hakkında terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılma cihetine gidilmiştir. Sanığın eylemlerindeki çeşitlilik ve yoğunluk ile örgüt içerinde bulunduğu süre zarfı, meslekteki konumu dikkate alınarak kastındaki yoğunluk nedeniyle sanık hakkında verilen cezada alt sınırdan uzaklaşılmış ve teşdit uygulanmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden suçlardan olması nedeniyle suç tarihinin yakalanma tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “18.07.2016" yerine "15.07.2016” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür. Dosya içerisinde yargılama gideri olarak sanık ...'den tahsili gereken 6 adet tebligat gideri 67,50 TL yargılama gideri bulunmasına rağmen, "yargılama giderinin terkin miktarının altında kaldığı" gerekçe gösterilerek yargılama giderinin sanıktan alınmasına yer olmadığına karar verilmesi aleyhe istinaf olmadığından düzeltme nedeni yapılmamıştır. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre belirtilen eleştiriler dışında usul ve kanuna bir aykırılık bulunmaması nedeniyle sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak; Hüküm fıkrasında, adli emanetin 2017/7923 sırasında kayıtlı bulunan 1 adet ağzı kapalı SS20160041798M nolu bulgu poşeti içerisinde E. S. Ç. ve B. Ç.'ye ait bilgileri içerir 2TB HDD. Elektronik Cihaz/Eşyanın dosyada delil olarak saklanması yerine iadesine karar verilmesi kanuna aykırı ise de; Bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip 5271 sayılı CMK'nın 280/1-c maddesine göre düzeltilebilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 4 üncü bendinde yer alan "iadesine" ibaresinin çıkarılarak yerine, "dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün düzeltilerek sanık müdafilerinin hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilerek, ByLock uygulamasını kullandığını kabul etmeyen sanığın, ByLock kullanıp kullanmadığına ilişkin delilin suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, hükümden sonra geldiği anlaşılan 447363 ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilmesi halinde tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması varsa beyanda bulunan şahısların ihbarda bulunan M. A. ile birlikte doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04.06.2018 tarihli, 2018/947 Esas ve 2018/1230 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/2 inci maddesi (a) bendi uyarınca dosyanın Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...