Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/21374 E. 2024/6526 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21374
Karar No
2024/6526
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2491 E., 2019/1126 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması, Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafiileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edelerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2018 tarihli ve 2017/719 Esas, 2018/446 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle 58 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından istinafı üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2018/2491 Esas, 2019/1126 sayılı kararı ile, duruşma yapılarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafileri tarafından temyizi üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın ByLock kullanmadığına, bunun HTS verilerinden de anlaşıldığına, 2. Sanığın Bank Asyaya örgüt talimatı ile para yatırmadığına, rutin bankacılık işlemeler yaptığına, 3. Sanığın şirket yöneticiliği yaptığından yüksek miktarlarda para transferleri gerçekleştirdiğine, 4. Dijital inceleme raporunda belirtilen uygulamalara ait kalıntılar suç unsuru teşkil etmediğine, 5. Sanık lehine olan deliller toplanmadan karar verildiğine, 6. Tayin olunan ceza alt sınırdan uzaklaşılmayı gerektirecek bir gerekçe bulunmadığına, 7. Soruşturma aşamasındaki beyanları hükme esas alınan tanık K.A.'nın mahkemede tanık sıfatıyla dinlememesinin hukuka aykırı olduğuna, 8. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 9. Müsnet suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, 10. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilerek CGNAT kayıtlarıyla karşılaştırmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Genel kural, tanıkların mahkeme huzurunda bizzat dinlenilmesi olup bunun gerçekleşememesi halinde SEGBİS yolu ile dinlenebileceği, bu teknik imkanın bulunmaması halinde de hastalık veya malullük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkemece istinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilmesi mümkündür (CMK 180/1) ancak; tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilmelidir (CMK 181/1). Dosya kapsamına göre, tanık beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici delil niteliğinde olup ehemmiyet arz eder nitelikte olması karşısında, sanık hakkında beyanda bulunan K.A. ve İlk Derece Mahkemesi kararından sonra gelen İ.C. isimli şahıslar ile UYAP bilgi havuzundan araştırma yapılıp sanık hakkında tanık ifadesi olduğunun saptanması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin getirilerek ilgili şahısların tanık sıfatıyla doğrudan aleni duruşmada ya da istinabe yoluyla dinlenerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle CMK'nın 210/1 inci maddesine muhalefet edilmesi, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2018/2491 Esas, 2019/1126 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (b) bendi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/21374, K. 2024/6526, T. 09.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-21374-e-2024-6526-k-1b9b98724e3d