Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16453 E. 2023/3112 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16453
Karar No
2023/3112
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2017 tarihli ve 2017/272 Esas, 2017/299 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.01.2018 tarihli ve 2018/81 Esas, 2018/188 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza kararının, sanık müdafinin tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 28.11.2018 tarihli ve 2018/4004 Esas, 2018/4644 sayılı Kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin özellikle tanık beyanlarının içerik ve ait oldukları dönem de nazara alındığında atılı suçun vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip değerlendirilerek, ayrıca temyiz aşamasında dosya arasına giren M.G.B. ve T.O. isimli şahısların ifade ve teşhis tutanakları duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırı görülmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2019/326 Esas, 2021/61 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle ; 1-Kararın gerekçesiz olduğuna, delilerin mahkeme huzurunda tartışılmaksızın karar verilmediğine, 2- ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, hükme esas alınamayacağına, 3-Etkin pişmanlıktan yararlanan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, teşhis işlemlerinin hukuka aykırı olarak yapıldığına, tanıkların baskı ile ifade verdiklerine, tanıkların mahkeme huzurunda dinlenmesi ve soru sorma hakkı hakkının tanınması gerektiğine, 4- Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlal edildiğine, 5- Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bozma Sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın; 2009-2010 yıllarında çalıştığı öğrenci yurdunda "rehber", üniversite döneminde "BTM", 2013-2014 yılları arasında FETÖ/PDY ile iltisaklı kız öğrenci yurdunda yönetici pozisyounda görev alması, sorumluluğu altındaki öğrenci yurdunda cemaat sohbetleri düzenlemesi, öğrencilerin örgüte katılımını sağlamak amacıyla çeşitli sosyal etkinlikler düzenlemesi ve ayrıca sanığın ByLock sunucusuna 14.10.2014 ile 15.01.2015 tarihleri arasındaki zaman aralığında 1483 kez erişim kez erişim sağladığına dair BTK HIS (CGNAT) sorgu kayıtlarına göre ByLock programını kullanması hususu da nazara alınarak sanığın FETÖ/PDY'nin kadın yapılanması içerisinde yer aldığı, çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk arz eden eylemlerinin örgüt üyeliği boyutuna ulaştığı" gerekçesiyle sanığın müsnet suçtan mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuş, sanığın dosya kapsamında yer alan deliller ile uyuşmayan ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılan beyanlarına itibar edilmeyerek, mesleği, yaşı, deneyimi, örgüt, içindeki faaliyetleri karşısında örgütün eylem ve amaçlarını bilebilecek düzeyde olduğu gözetildiğinde TCK'nın 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinden de yararlanamayacağı, örgüt içerisindeki konumu, eylemlerinin yoğunluk, çeşitlilik ve sürekliliği itibariyle takdiren alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak kazanılmış hakkı da gözetilmek suretiyle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 Esas 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil” olacağının kabul edildiği gözetilerek; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bu delilin suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının istenip CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereği yerine getirilmeden yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, b) ByLock tespit ve değerlendirme raporu beklenmediğinden sanığın mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanıklar M.G.B., T.O., E.K., Y.G.’nin, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa’nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; soruşturma aşamasında alınan ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek CMK’nın 181/1 ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2019/326 Esas, 2021/61 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16453, K. 2023/3112, T. 17.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-16453-e-2023-3112-k-0d5970dabfba