Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16443 E. 2023/1970 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16443
- Karar No
- 2023/1970
- Karar Tarihi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2017 tarihli ve 2017/158 Esas, 2017/130 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.09.2017 tarihli ve 2017/2184 Esas, 2017/2200 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. 3. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2018 tarihli ve 2017/399 Esas, 2018/38 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/1697 Esas, 2018/2376 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Sanığın silahlı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağına, 2.Suçun kanuni unsurlarının gerçekleşmediğine, 3.Sanığın ByLock kullanmadığına, ByLock görüşmelerinin kanuna aykırı olarak elde edildiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A.İstinaf Bozma İlamı Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde sanığın neticeten 6 Yıl 3 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen 21.06.2017 tarih ve 2017/158 Esas, 2017/130 Karar sayılı ilamımızın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.09.2017 tarih, 2017/2184 esas 2017/2200 sayılı ilamıyla ''Dosya içinde yer alan 15/01/2017 tarihli ... Valiliği Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğüne 9090355-22521-63044 nolu Bylock sorgu belgesinin renkli fotokopi olduğu, dosyada başkaca ya da onaylı güncel Bylock sorgu belgesinin olmadığı anlaşıldığından, öncelikle güncel Bylock sorgu belgesi aslı ya da onaylı suretinin ilgili kurumdan alınarak hüküm kurulması gerekir iken, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak sureti ile mahkumiyet hükmü kurulmuş olması nedeniyle'' bozularak mahkememize iade edilmiş olmakla, yukarıda belirtilen yeni esas sıramıza kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Datça İlçe Emniyet Müdürlüğünde Komiser Yardımcısı olarak çalışmakta iken kamu görevinden ihraç edilmiş olan sanık ...'nin, teferruatı ve hukuki nitelendirilmesi delillerin değerlendirilmesi bölümünde anlatılan, teknik özellikleri, indirme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu örgüt mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen ByLock iletişim sisteminine bu özelliğini bilerek dahil olup, 0553 (...) (..) (..) nolu GSM hattı ile kayıtlı olduğu KOM Bilgi Sistemi sorgulama modülü üzerinden yapılan sorgulama raporu ile tespit edilmiş ve bylock programının sunucularına bağlantı bilgilerini içeren erişim kayıtlarından 0553 (...) (..) (..) nolu GSM hattı ile 11.08.2014 -06.01.2015 tarihleri arasında 2017 adet sinyal/bağlantı bilgisinin bulunduğu anlaşılmış, 104705 nolu ID'ye ait kullanıcı adının sanığın memleketi olan Adana ilinin plaka kodu ile uyumlu olacak şekilde 'abuzer01' olarak belirlenmiş olduğu, ine şifre olarak kullanığı 'Kk261649' un sanığın ad ve soyadının baş harfleri ile kurum sicil numarası olduğu tespit edilmiş, Sanıktan elde edilen General Mobile 4G Dual model marka cep telefonunda 10 adet Kakao.Talk programlarının dosya ve kalıntı izlerine rastlandığı, Samsung marka I-9500 model cep telefonunda ise 72 adet Kakao.talk programının dosya ve kalıntı izlerine rastlandığı belirtilmiştir. Sanıkla bir husumeti ve sanığa iftira atmaları için herhangi bir neden bulunmayan ve etkin pişmanlık kapsamında bulunan tanıklar S. G. ile Ş. Ç.'nin sanıkla ilgili 2011 ve 2012 yıllarındaki sohbet toplantıları ile kamp programlarına katıldığı yönündeki beyanları sanık aleyhine delil olarak değerlendirmemişse de, tanık Suat G.'nin sanığın kendisini arayarak Diyarbakır Emniyetindeki Hukuk İşleri Müdürlüğüne yönlendirmiş olduğuna dair beyanı, 2011 yılında da olsa sanığın emniyet yapılanması içerisindeki yönlendirme ve kadrolaşma konusunda eylemde bulunduğunu ortaya koymuştur. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle söz konusu GSM hattını 4-5 yıldır kullanmakta olduğunu, bylock isminde yer ala Kk'nin isim ve soyisminin baş harfleri olduğunu, şifrede yer alan 261649'un kurum sicil numarası olduğunu, fakat ByLock adlı programları hiçbir şekilde telefonuna telefonuna indirmediği ve kullanmadığını, evinde yapılan aramada ele geçirilmiş olan örgüt lideri Fetullah GÜLEN'e ait görüntülerin yer aldığı CD'nin kendisine ait olmadığını, herhangi bir örgüt toplantısına katılmadığını, bahsi geçen tanık beyanlarının eski tarihli olaylara ilişkin olduğunu ve bu kişilerin tanımadığını belirterek hakkındaki suçlamaları reddetmiş ise de; Bylock içerik ve tespit raporu, BTK'dan gelen erişim kayıtları içeriklerindeki bylock serverlerine ilişkin bağlantı tarih ve bağlantı sayısının yoğunluğu, Bylock programına ilişkin delillerin elde ediliş şekli, hukuki vasıflandırılması ve yasal delil niteliği bulunduğuna dair yukarıda yapılan açıklamalar, sanığın evinde ele geçen ve içerisinde terör örgütü ele başı Fetullah Gülen'in vaazlarının bulunduğu CD, tanık beyanları ile sanık savunması birlikte değerlendirildiğinde, suçlamadan kurtulma amacına yönelik olduğu değerlendirilen sanık savunmasına itibar edilmemiş, tüm dosya kapsamından sanığın diğer örgüt üyeleriyle kendi aralarında gizli şekilde haberleşmek için bylock programını kullandığı ve diğer örgüt üyeleri ile ByLock üzerinden arama yapmak suretiyle haberleşmiş olduğu, aleyhe tanık beyanları geçmiş yıllara ait olsa da emniyet içerisinde örgüt yapılanması amacı doğrultusunda örgütle iltisakı bulunan kişileri belli birimlere yönlendirmiş olduğu, böylelikle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisinde organik yapıya dahil olarak yukarıda belirtildiği şekilde örgüt adına süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemlerde bulunduğu ve üzerine yüklenen FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği Mahkememizce kesin olarak kabul edilmiş; suçun işleniş biçimi, suç sebep ve saikleri, göz önünde bulundurulduğunda alt sınırdan kısmen uzaklaşmak gerekmekte ise de, daha evvel temel cezanın alt sınırdan belirlenmiş ve aleyhe istinaf yoluna gidilmemiş olması nedeniyle takdiren alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden bir suç olması nedeniyle suç tarihinin sanığın yakalandığı tarih olan 28.01.2017 tarihi olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında hatalı olarak 19.01.2017 yazılmış ise de, bu durumun mahallinde düzeltilebileceği değerlendirilmiştir. Her ne kadar yargılamaya konu olay kapsamında el konulmuş olup, Adli Emanetin 2017/348 sırasında kayıtlı eşya hakkında hükümde bir karar verilmediği görülmüş ise de, 5271 sayılı CMK.nın 256 ve devamı maddeleri gereğince bu hususta mahkemesince her zaman karar verilebileceği dikkate alınarak, bu hususta eleştiri yapılması ile yetinilmiştir. Belirtilen hususlar dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, usule uygun şekilde hükme esas alınan tutarlı ve ayrıntılı tanık beyanları, ByLock Tespit Değerlendirme Tutanağı, CGNAT kayıtları ve sanık savunmalarına göre, ByLock kullandığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/1697 Esas, 2018/2376 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.