Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16409 E. 2023/1079 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16409
Karar No
2023/1079
Karar Tarihi

MAHKEMESİCeza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2018 tarihli ve 2017/357 Esas, 2018/139 sayılı Kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.05.2019 tarihli ve 2018/2487 Esas, 2019/1044 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, onama görüşünü içeren Tebliğname eklenerek dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın bildiği herşeyi anlatmasına rağmen hakkında etkin pişmanlık indirim oranının en üst hadden yapılmadığını, Bylock kullanmadığına, tespit ve değerlendirme tutanağının olmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince özetle, sanığın, 15 Temmuz darbe girişimine kadar olan süreçte sözde meşruiyetini toplum nezdinde inanç değerlerini, kamu otoritesi nezdinde ise hukuksal zemini istismar ederek sağlayagelmiş olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşılmakla, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik, kasta dayalı kusurun ağırlığı, örgütsel faaliyetlerinin niteliği ve etkinlik dereceleri, gözetilerek, eylemine uyan TCK 314/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına, sanık etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını ve faydalanmak istediğini belirttiği, pişmanlığını dile getirip örgütte kaldığı yerler ve süre ile bilgi verdiği, ancak sanık etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını ve faydalanmak istediğini belirtmiş ise de beyanında ismi geçen şahısların soy isimlerini söylemediği, tam ve ayrıntılı bilgi vermediği, ByLock program kaydının olmasına rağmen bylock programı kullanmadığını, bylock programını M.... isimli büyük ablalardan birisinin kendi modemini (0545 5.. .. ..) kullanarak kullandığını düşündüğünü, 0543 8.. .. .. numaralı kendi hattında da ByLock programını Y.... isimli şahsın kullanmış olabileceğini söylediği, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması gerektiği ancak vermiş olduğu bilgilerin kapsamlı olmadığı, örgütteki faaliyet ve konumuna ilişkin çok fazla ayrıntılı beyanda bulunmaması, FETÖ ile bağlantılı evde birlikte kaldığı kişilerin ve ışık evi olarak tabir edilen eve gelen kişilerin isim ve soy isimleri ile ilgili çok ayrıntılı bilgi vermemesi dikkate alınarak etkin pişmanlık indirim maddesinden sanığın asgari oranda yararlanmasına, cezasından TCK 221/4-son uyarınca takdiren 1/3 oranında indirim yapılmasına yönelik hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve Mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre yerinde görülmeyen sair istinaf istemlerinin reddine, ancak; sanığın örgüt içerisinde yer alan kişiler hakkında kendi konumuna uygun bilgiler verdiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde bulunan ve hakkında soruşturma yapılmayan kişilerin isimlerini vermesi karşısında bu haliyle sanık hakkında soruşturmaya başlandıktan sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde, örgütteki konumu da dikkate alındığında, soruşturma ve kovuşturmaya yardımcı olabilecek ve faydalı bilgiler verdiği gözetilerek TCK'nun 221/4. maddesi gereğince örgüt üyeliğinden dolayı verilecek cezada 1/3'den 3/4’e kadar indirim yapılabileceği halde, ... ve hakkaniyete uygun şekilde 2/3 oranda indirim yapılması gerekirken 1/2 oranında indirim yapılması; Usul ve Kanuna aykırı olup, sanık müdafiilerinin istinaf istemi bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (f) bentleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan; Hükmün (3) ve (4) numaralı bendlerinin hükümden çıkartılarak yerlerine; "3-Sanığın soruşturma ve yargılama aşamasında etkin pişmanlık göstererek, örgütün yapısı ve çerçevesinde işlenen suç ile ilgili bilgi vermesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 221/4-son cümle maddesi gereğince hakkında verilen cezada takdiren 2/3 oranında indirim yapılmak suretiyle sanığın 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 4-Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışları/duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, geçmişi, verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında cezasından indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığından, hükmedilen cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak ''1 YIL 13 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" cümleleri yazılmak suretiyle, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sanık hakkında verilen cezada 5237 sayılı kanunun 62/1. maddesi gereğince indirim yapılırken “2 yıl 1 ay ” yerine “1 yıl 13 ay ” hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir. 3. Etkin pişmanlıkta bulunmak istediğini belirterek savunmalarda bulunan fakat istikrarlı bir şekilde ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan dört adet ByLock tespit ve değerlendirme raporunun CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.05.2019 tarihli ve 2018/2487 Esas, 2019/1044 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5237 sayılı TCK'nın 221/4. maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılan sanık hakkında ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının 5271 sayılı CMK’nın 307/5. maddesi uyarınca SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16409, K. 2023/1079, T. 09.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-16409-e-2023-1079-k-12b1f1c714f1