Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/14496 E. 2023/1961 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14496
- Karar No
- 2023/1961
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2957 E., 2018/1889 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2018 tarihli ve 2018/95 Esas, 2018/307 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mahsubuna ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.10.2018 tarihli ve 2018/2957 Esas, 2018/1889 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 2.Delillerin yetersiz olduğuna, 3.Sanığın özel kastının bulunmadığına, 4.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğinden bahisle etkin pişmanlık kapsamında daha fazla indirim yapılması gerektiğine, 5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Örgütsel sohbetlere düzenli olarak katıldığı hususunda sanığın ikrarı ve sanığın sohbet hocaları da olan tanıklar S.K., Y.Y. ve sanıkla aynı sohbet grubunda yer alan A.K., M.E.'nin beyanları ile tanık T.U'nun beyanları, bylock programını kullandığı hususunda sanığın ikrarı, BTK kayıtları, yine örgütün gizli haberleşme programı olduğu belirlenen eagle ve tango isimli programları kullanması hususunda sanığın ikrarı delil olarak kabul edilip bunlara itibar edilmiştir. Sanığın; hakkındaki ByLock, Eagle ve Tango kullandığı yönündeki iddialara detaylı bir şekilde açıklama getirip bunları kimin, nerede ve nasıl yüklediğini, kimlerle konuştuğunu beyan etmesi, sohbetlere ve örgütün organizasyonlarına katıldığını ikrar etmesi ve katıldığı organizasyonda yer alan kişilere ilişkin samimi beyanları ve himmet verdiğine ilişkin tevilli ikrarda bulunması bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın örgütteki konumu ile uyumlu olarak örgütle alakalı tüm hususlarda bilgi verdiği ve samimi beyanlarda bulunduğu değerlendirilmiş olup bu eylemlerin örgüt üyeliği için gerekli ve zorunlu olan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluğa sahip olduğu, bu ısrar ve bilinçli hareketin sanığın kastını gösterdiği, bu şekilde sanığa atılı bulunan suçun sabit olduğu kanaatine varılarak sanığın mahkumiyetine; sanığın yakalandıktan sonra gerek kendisi ve gerekse örgüt evinde kaldığı kişilerle ilgili bilgiler verdiği, bu yönüyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığı, bu uygulama yapılırken sanığın kişiliği, örgüt içindeki konumu, verdiği bilgilerin niteliği, sanığın sadece evde birlikte kaldığı kişilerle ilgili bilgi vermiş olması, yargılama aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini beyan etmiş olması dikkate alınarak takdiren 1/3 oranında indirim yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, ...3980 numaralı GSM hattı ile ByLock uygulamasını kullandığı tespit edilen, hakkında darbe teşebbüsüne kadar polis memurları arasında düzenlenen örgütsel sohbetlere katıldığına yönelik tanık beyanı bulunan, aşamalardaki savunmalarında kendisinin düzenlenen bu sohbetlere katıldığını, sohbet hocasının telefonuna ByLock uygulamasını yüklediğini ve bu uygulama üzerinden haberleştiklerini beyan ederek örgütsel faaliyetlerine ilişkin anlatımlarda ve teşhislerde bulunan sanığın, örgütün operasyonel eylemlerinin başlamasından sonraki dönem de dahil polis memurları arasında düzenlenen örgütsel sohbetlere katılmaya devam etmesi ve ByLock uygulamasını gizliliğe riayet edip örgütsel haberleşme amacıyla kullanmış olması nazara alındığında, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmamakla; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst sınırdan indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.10.2018 tarihli ve 2018/2957 Esas, 2018/1889 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2023 tarihinde karar verildi.