Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/10111 E. 2023/969 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10111
Karar No
2023/969
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1397 E., 2018/1341 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2018 tarihli ve 2017/591-2018/97 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2018/1397- 2018/1341 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı, Bank ... hesap hareketlerinin rutin olduğu ve ByLock raporunun hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'nün 2012-2014 yılları arasında Bayramiç MYO'da lisans eğitimi gördüğü dönemde FETÖ/PDY terör örgütüne ait evde kaldığı, yine sanığın terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in 25.12.2013 tarihli Bankasya'ya para yatırılmasına yönelik talimatından sonra 19.09.2014 tarihinde Bankasya'da hesap açtığı ve hesabına 16.10.2014 tarihinde 300 TL yatırdığı, ayrıca sanığın FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kendi aralarında haberleşmek amacıyla kullandığı ByLock isimli gizli haberleşme programını, kendi üzerine kayıtlı ve fiilen kullanmış olduğu 553 (...) (..) (..) nolu hat üzerinden 10.09.2015-01.02.2016 tarihleri arasında 45 defa ByLock IP adresi ile bağlantı kurmak suretiyle kullandığı, bu hususların; sanık savunması, Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün ByLock kaydı sorgu yazıları, Bank ... kayıtlarına ilişkin 23.10.2017 tarihli bilirkişi raporu, Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün ByLock mesaj içerikleri ve HIS(CGNAT) kayıtlarına ilişkin yazısı ve ekleri delilleri ile sabit olduğu, Her ne kadar sanık savunmalarında ByLock programını kullanmadığını savunmuş ve sanığa ilişkin mesaj içeriklerine rastlanılmadığı belirtilmiş ise de; Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün ByLock kaydı sorgu yazılarında, sanığın üzerine kayıtlı ve fiilen kullanmış olduğu 5532845431 nolu GSM hattında ByLock kaydı bulunduğunun belirtildiği, Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün ByLock mesaj içerikleri ve HIS(CGNAT) kayıtlarına ilişkin yazısı ve eklerinden anlaşılacağı üzere, 10.09.2015-01.02.2016 tarihleri arasında İstanbul ilinde toplamda 45 defa ByLock IP adresi ile bağlantı kurulduğu, bu anlamda, sanığın ByLock kullanımına ilişkin bağlantı tarihi, bağlantıyı yapan IP adresi ve hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının tespit edildiği, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14.07.2017 tarih ve 2017/1443 Esas, 2017/4758 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, bu bilgilerin sanığın özel bir iletişim sisteminin bir parçası olduğunun tespiti için yeterli olduğu, sanığın ''2014 haziran ayında Çanakkaledeki okulum bitti. Ben İstanbulda Kağıthane ilçesinde Çeliktepe Mahallesindeki ikametime taşındım. Burada yaklaşık 1-1 buçuk yıl ikamet ettim. Yani 2015 eylül ayından 2016 şubat ayına kadar İstanbulda az önce belirttiğim ikamette kaldım. Şişli, Mecidiyeköy, Beşitak benim ikametime yakındır. Beşiktaşta açıköğretim kursuna gitmiştim. ...'' şeklindeki beyanı nazara alındığında ByLock kullanımına ilişkin baz verilerinin sanık ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, açıklanan bu nedenlerle ve sanık hakkındaki FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını gösterir diğer deliller de nazara alınarak sanığın ByLock programını kullanmadığına ilişkin suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği, Her ne kadar sanık savunmalarında talimat ile Bank Asyaya para yatırmadığını savunmuş ise de, 17-25.12.2013 tarihinden sonra Bank Asyanın ticari durumunun gittikçe kötüleşerek bankanın batma noktasına gelmiş olmasına rağmen sanığın Bank Asyada hesap açtırıp para yatırmış olmasının ticari yatırım olarak değil, örgüte bağlılığını gösteren bir davranış olarak değerlendirelebileceği, ayrıca Bankasya'dan başka çok sayıda faizsiz çalışan bankanın bulunması nazara alındığında Bankasya ile çalışılmaya devam edilmesinin dini hassasiyetle de açıklanamayacağı, sanık hakkındaki FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını gösterir diğer deliller de nazara alınarak sanığın talimat ile Bank Asyaya para yatırmadığına ilişkin suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle red edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın örgütle iltisaklı Bank ... nezdindeki rutin bankacılık işlemlerinin delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından sanık müdafiinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmüştür. ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının yeniden istenmesi, bulunmaması durumunda CGNAT ve HTS kayıtları getirtilerek bu kayıtlar üzerinde uzman kişiler aracılığı ile bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanığın ByLock kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi, yine UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması halinde ifadelerinin dosya içerisine getirtilmesi, tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik araştırmayla hüküm kurulması nedeniyle sanık müdafiinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları da yerinde görüldüğünden; V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2018/1397 - 2018/1341 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/10111, K. 2023/969, T. 07.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-10111-e-2023-969-k-bb9d92ad320a