Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2012/38072 E. 2012/44793 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2012/38072
Karar No
2012/44793

Kaçak orman emvali nakletmek suçundan sanık ...’ın, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 108/1. maddesi uyarınca 1 ay hapis ve 30 ... adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 25 ... hapis cezası ve 25 ... adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hapis cezasının ayni Kanun’un 50/1-a, 52. maddeleri gereğince 500,00 yeni Türk lirası adli para cezasına çevrilmesine, 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Tokat 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/06/2012 tarihli ve 2012/117-543 sayılı kararını kapsayan dosyaya karşı Adalet Bakanlığı’nın 02/11/2012 tarih ve 2012/16417/61681 sayılı yazılarıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19/11/2012 tarih ve 2012/282371 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede ; Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/7. maddesinde yer alan, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümdeki mahkum olunan hapis cezasının ertelenemeyeceği ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceğine ilişkin düzenleme karşısında, sanık hakkında verilen 25 ... hapis cezasının 500,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmesini müteakip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü ; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği hüküm, daha sonra davanın düşmesi kararı verildiğinde veya hükmün açıklanması ya da yeni bir hüküm kurulması halinde varlık kazanacağından ve ancak bu halde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 305 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223. maddeleri uyarınca temyiz edilebilme olanağına kavuşabileceğinden, bu aşamadan önce henüz hukuken varlık kazanmamış bulunan, bu hükmün temyiz merciince denetlenebilme olanağı bulunmamaktadır. Kanun yararına bozma yasa yolunun ise temyiz ve istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlere karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yolu olup, amacının ülke sathında uygulama birliğine ulaşılması, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi olup bu kanun yoluna başvurulabilmesi için ilk ve temel koşulun, verilen hüküm veya kararın istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29/06/2010 ... ve 11/70-159 sayılı kararında da açıklandığı üzere belirtilen hukuka aykırılığın hükmün içeriğinin denetlenmesini gerektirmesi nedeniyle kanun yararına bozma konusu yapılması olanaklı bulunmadığından ve kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 20/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2012/38072, K. 2012/44793, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2012-38072-e-2012-44793-k-d7d7a7d5bc55