Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/25250 E. 2024/7325 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/25250
- Karar No
- 2024/7325
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94376 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 27/04/2010 tarihinde işlediği, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 19/06/2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 25/11/2017 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 19/06/2014 ile 25/11/2017 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin 3 yıl 5 ay 6 gün süre ile durduğu ve zamanaşımı süresinin sanığın sorgusunun yapıldığı tarihte son kez kesildiği nazara alındığında; sorgusunun yapıldığı 10/02/2011 tarihinden kararın verildiği 16/11/2022 tarihine kadar geçen 11 yıl 9 ay 5 gün süreden, zamanaşımının durduğu 3 yıl 5 ay 6 günlük süre mahsup edildiğinde geriye kalan sürede olağan dava zamanaşımı süresinin tamamlandığı gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 11.06.2014 tarihli karar duruşmasında ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara itiraz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tefhimin usûlsüz olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği belirlenmiştir. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle denetim süresinin başlamadığı, denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle inceleme konusu karar verilmiş ise de; bu kararın da yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya konu yapılamayacak olması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.