Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/877 E. 2026/4530 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/877
- Karar No
- 2026/4530
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/935 E., 2025/1805 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararında direnilmesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 28.05.2025 tarihli ve 2025/935 Esas, 2025/1805 Karar sayılı kararı ile Dairemizin, 30.05.2024 tarihli ve 2024/3893 Esas, 2024/8995 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin '' katılanın zararının giderildiğine, ATM kamera kayıtlarının bilirkişi marifeti ile incelenmediğine, re'sen araştırma ilkesinin uygulanmadığına, sanığın kendi hesabında bulunan paranın da çekildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 11.02.2026 tarihli, 2025/2-567 E. ve 2026/79 K. sayılı kararında ''Sanığa isnat edilen gece vakti nitelikli hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı itibarıyla müdafi tayin edilmesi zorunlu olup İlk Derece Mahkemesince sanığa müdafi atanmadan ve kanunen mutlaka duruşmada hazır bulunması gereken müdafii olmaksızın yargılamaya devamla hüküm kurulmasının, CMK’nın 188. maddesinin birinci fıkrası nazara alındığında, aynı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık hâlini meydana getirdiği anlaşılmakla, bu hukuka aykırılık sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesinin CMK'nın 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki yetkiye dayanarak bozma kararı vermesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı kabul edilmelidir. '' şeklinde belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 28.05.2025 tarihli ve 2025/935 Esas, 2025/1805 Karar sayılı direnme kararı yerinde görüldüğünden, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 30.05.2024 tarihli ve 2024/3893 Esas, 2024/8995 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.