Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6788 E. 2026/8849 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6788
Karar No
2026/8849
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/1246 E., 2025/1290 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükmün; 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin; ''Verilen cezanın haksız olduğuna, duruşmaya katıldığında ifadesinin alınmadığına, kendisine savunma hakkı verilmediğine ve mağdur olduğuna'' sanık müdafinin temyiz isteminin; ''Sanık savunması ve tanık beyanlarının yeterince tartışılmadığına, tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gaziantep 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/677 Esas ve 2016/77 Karar sayılı ilâmında, sanık hakkında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına ve yerine ''Gaziantep 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/677 Esas ve 2016/77 Karar sayılı ilâmındaki, TCK'nın 267/1, 62. maddeleri gereğince verilen 10 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/6788, K. 2026/8849, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-6788-e-2026-8849-k-a1d5f891816a