Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/628 E. 2026/6931 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/628
Karar No
2026/6931
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/312 E., 2025/1374 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 12.03.2024 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15.

maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz isteminin; ''Suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlenmediğine, dosya kapsamında mevcut olan sanık lehine ve aleyhine bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna, Mahkemece delillerin takdirinde suça sürüklenen çocuk aleyhine yanılgıya düşüldüğüne, suça sürüklenen çocuğun cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve mahkûmiyete yeter delil elde edilmesi gerektiğine, somut olayda ise sadece şüpheye dayalı olarak mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, şüpheden sanık yararlarır ilkesi gereğince suça sürüklenen çocuğun lehine hareket edilmesi gerektiğine, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen sonuç cezanın doğru hesaplanmadığına, suça sürüklenen çocuk lehine istinaf kanun yoluna başvurulduğuna, ancak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suça sürüklenen çocuk aleyhine karar verildiğine, sonuç cezanın hesaplanmasında Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi kurallarına riayet edilmediğine, Bölge Adliye Mahkemesince eksik ve hatalı inceleme neticesinde verilen kararın bozulması gerektiğine, hükmün bozularak dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurularak suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 145, 31/2, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca verilen 4 ay 5 gün hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın yalnızca suça sürüklenen çocuk lehine istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi hükmün açıklanmasının geri bırakılması durumunda kazanılmış hakka konu olamayacağı gerekçesiyle koşulları bulunmadığından bahisle 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesine ilişkin uygulamayı hükümden çıkartarak aleyhe olacak şekilde 8 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; 7499 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesinde yapılan değişiklikten sonra istinaf ve temyiz incelemesinin yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları yönünden değil, usul ve esasa ilişkin bütün hukuka aykırılıklar yönünden yapılacağına dair düzenleme karşısında, istinaf incelemesi sırasında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme karşı aleyhe istinaf başvurusunun olmadığı ve suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi gereğince kazanılmış hakkı olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanmamasına karar verilerek, İlk Derece Mahkemesinin hükmettiği cezanın arttırılması suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/628, K. 2026/6931, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-628-e-2026-6931-k-666db040c8fc