Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6176 E. 2026/10313 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6176
Karar No
2026/10313
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/34 E., 2023/1398 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, ret

I. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin; hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin "iş yeri ile deponun farklı yerlerde olmasının bir önemi olmadığına, depoda bulunan malzemelerin salt iş yeri gereçleri olduğunun tespitinin yeterli olacağına, iş yeri ile olan mesafesi baz alınarak iş yeri kabul edilmemesinin usule alenen aykırı olduğuna, katılanın giderilemeyen zararı öngörüldüğünde sanık hakkında verilen cezanın yeterli olmadığına, sanığın bu malları kendi dükkanında satarak ayrıca gelir elde ettiğine, usulüne uygun vekâletname sunmalarına rağmen lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmediğine"; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise "katılanın sanıktan nargile kömürü satın alması nedeniyle sanığın alacaklı konumunda olduğuna, aralarındaki ticari ilişkinin iki yıldır devam ettiğine, sanığın ticari alacağına karşılık katılanın muvafakatıyla depodan bir kısım mal aldığına, suça konu eylem öncesi taraflar arasında telefon trafiği gerçekleştiğine, sanığın katılanın muvafakatı ile hareket etmesi ve hırsızlık kastının bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi takdirde hukuki alacağını tahsil gayesi ile hareket eden sanık hakkında en azından 5237 sayılı Kanun'un 144. maddesinin uygulanması gerektiğine, olayın oluş şekli itibari ile sanık hakkında takdir edilen cezanın fazla olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin haksız yere uygulanmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümleri uygulanmayan fazla ceza tesis edildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, A. İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden yapılan incelemede Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,

B. Hırsızlık suçu yönünden yapılan incelemede Dosya içeriğine göre sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasına "Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan ...'a verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/6176, K. 2026/10313, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-6176-e-2026-10313-k-60c2ac9d1926