Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4288 E. 2026/10315 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4288
Karar No
2026/10315
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2129 E., 2023/3231 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I. Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesi uyarınca, on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemelerinden verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin "sanık ...'in aşamalarda alınan bütün savunmalarının çelişkilerle dolu olduğuna, savunmalarının diğer sanıkların savunmalarıyla ve dosyadaki delillerle örtüşmediğine, suçtan kurtulmak amacıyla sanığın savunmalarının devamlı surette değiştiği hususunun değerlendirmeye alınmadığına, sanığın kamera kaydı uyarınca yalan söylediğinin anlaşıldığına, mahkemece çelişkili hususlara ilişkin sanığa soru dahi yöneltilmediğine, sanık ...'in olay günü hayatın olağan akışına aykırı olarak evdeki kişileri yatak odasına topladığına, bu hususun başlı başına sanıkların hırsızlık eylemini planlayarak hareket ettiklerini ortaya koyduğuna, sanık ...'in katılanın çantasından anahtarı alıp çoğalttığının anlaşıldığına, kamera kayıtlarındaki kişinin telefonla görüştüğüne, HTS kayıtları incelendiğinde sanıkların olay saatlerinde sürekli olarak telefon vasıtasıyla irtibatta olduklarına, yine sanık ...'in telefonunun baz istasyonunun katılanın evinin yakınındaki baz istasyonundan sinyal verdiğine, mahkemece sanık ...'in teşhise elverişli fotoğrafları çektirilerek görüntülerdeki şahsın vücut yapısı, hal ve hareketleri ve görünüşü ile ilgili karşılaştırmalı rapor düzenlenmesi amacıyla dosyanın alanında uzman bilirkişilerin bulunduğu Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerekirken sığ şekilde düzenlenen bilirkişi raporu ile yetinildiğine, görüntülerdeki kişinin sanık ... olduğunun katılan tarafından kesin bir şekilde teşhis edildiğine, sanık ...'in katılanın kapı şifresi ile altın ve paraların yerini bildiğine, evde herhangi bir dağınıklık ile kapı ve pencerelerde zorlama olmadığına, taraflarınca sunulan görüntülerin çözümlerinin yaptırılmadığına, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek isnat olunan suçu işlediklerinin dosya kapsamında sabit olmasına karşın beraatlerine karar verilmesinin hatalı olduğuna, kararın bozularak sanıkların en üst hadden cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,

Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararları hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan kararlara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/4288, K. 2026/10315, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-4288-e-2026-10315-k-1a2bf08231a4