Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4495 E. 2026/10317 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4495
Karar No
2026/10317
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2810 E., 2023/3161 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın suçu işlediğine dair dosyada herhangi bir somut delil bulunmadığına, deliller toplanmadan ve eksik inceleme sonucu karar verildiğine, isnat edilen suçun sanık tarafından işlenmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince verilen ve sanık aleyhine istinaf istemi bulunmayan 28.01.2021 tarihli kararda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ve 5.140,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken hükmolunan cezanın 3 yıl 4 ay hapis ve 5.140,00 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ve 2016/753 Esas, 2017/98 Karar sayılı ilâmı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2. maddesi uyarınca doğrudan 2.000,00 TL kesin adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, adı geçen mahkeme kararının tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrrüre esas alınabilecek bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığı, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/4495, K. 2026/10317, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-4495-e-2026-10317-k-868dfe5ff7d5