Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/3626 E. 2026/9080 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3626
- Karar No
- 2026/9080
- Karar Tarihi
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/504 E., 2009/712 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2026 tarihli ve KYB-2026/17694 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” biçimindeki düzenleme nazara alındığında, ilk suçun kesinleştiği 22/12/2009 tarihinden sonra denetim süresi içerisinde 25/08/2010 tarihinde kasıtlı bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde erteleme kararı verilmesinde, 2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup, suçu işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan verilen 2 ay 15 gün ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan verilen 5 ay hapis cezasından ibaret kısa süreli hapis cezalarının da, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup, atılı suçları işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan hükümlü hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından belirlenen kısa süreli hapis cezalarının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, Kanun'a aykırı olup (2) No.lu kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2012 tarihli ve 2007/504 Esas, 2009/712 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlü hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 35/2, 31/2, 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün olarak belirlenen hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü takdire göre 20,00 TL’den hesaplanarak 1.500,00 TL adlî para cezasına çevrilmesine; hükümlü hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1, 119/1-c, 31/2, 62. maddeleri uyarınca 5 ay olarak belirlenen hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü takdire göre 20,00 TL’den hesaplanarak 3.000,00 TL adlî para cezasına çevrilmesine; aynı Kanun’un 52/4. maddesi uyarınca adlî para cezalarının 5 eşit taksitle ödenmesine, infazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, (2) No.lu kanun yararına bozma talebinin kabulü ile verilen karar neticesinde (1) No.lu kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.