Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/2531 E. 2026/6972 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2531
Karar No
2026/6972
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/320 D. İş SUÇ : Hırsızlık KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2026 tarihli ve KYB-2026/1719 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/4. maddesinde yer alan, “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararın kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca, lehe kanun değerlendirilmesi yapılarak bir karar verilmesi gerektiği cihetle, yazılı şekilde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlü ...'ın talebi üzerine -hükümlü hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin- Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesince 20.03.2024 tarihinde verilen ek karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itiraz sonrası itiraz merciince, itirazın reddine karar verilmiş ise de; Dosya kapsamına göre; hükümlü ... hakkında Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2008 tarihli ve 2007/49 Esas, 2008/36 Karar sayılı kararı ile verilen 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün, hükümlü tarafından temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 12.09.2013 tarihli ve 2010/30038 Esas, 2013/17136 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmakla, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Afyonkarahisar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2024/320 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/2531, K. 2026/6972, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-2531-e-2026-6972-k-95b9b89a1106