Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/2365 E. 2026/10435 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2365
- Karar No
- 2026/10435
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3564 E., 2020/206 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 43, ve 62.maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince duruşma açılıp İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 145, 43/1 ve 168/1-e.maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis cezasına karar verildiği, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin ''şikâyetçinin zararını tazmin için süre verilmediğine, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine '' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun'un 61/5. maddesi uyarınca temel cezadan önce artırım, sonra indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanun'un 145. maddesinin uygulanmasından sonra, 43/1. maddesi uyarınca cezadan artırım yapılması, sonuç cezayı değiştirmediğinden, son eylemde ihbar üzerine olay yerine giden polis tarafından yakalanan sanığın üst aramasında üzerinde sakız bulaşıkları bulunan 75,00 TL paranın ele geçirilerek şikâyetçiye teslim edildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi kapsamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmaması nedeniyle, sanık hakkında koşulları bulunmayan 5271 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi ve mükerrirliğe esas alınan ilâmda aynı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gölbaşı ( Ankara) 2 . Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.