Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/7573 E. 2026/12351 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7573
Karar No
2026/12351
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/301 E., 2025/381 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenlerinin "sanıkların müsnet suçu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeterli delilin bulunmadığına, beraat kararı verilmesinin gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, eksik inceleme sonucunda mahkumiyet kararı verildiğine, kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanıklar ... ve ... hakkında cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanık ...'nin adlî sicil kaydında yer alan ve ikinci kez tekerrüre esas alınan Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2008 tarihli ve 2007/556 Esas, 2008/12 Karar sayılı ilâmına konu tehdit suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi uygulanmış ise de; 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1.cümle maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alındığında, ikinci kez tekerrüre esas alınan bu ilâm sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Sanık ... hakkında ikinci kez tekerrüre esas alınan Sarayköy Sulh Ceza Mahkemesinin 18.06.2009 tarihli ve 2008/208 Esas, 2009/181 Karar sayılı ilamında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesine rağmen, hangi ilamın tekerrüre esas alındığı karar yerinde belirtilmemiş ise de; 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesinde yer alan "tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınacak cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmü uyarınca önceki hükümlülüklerinden en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2012/6-1431 Esas, 2013/18 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, hükümde tekerrüre esas alınan ilâmın gösterilmesine gerek bulunmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği hususu gözönüne alındığında ikinci kez tekerrüre esas alınan ilâmın kararda gösterilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN Tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Uşak 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/7573, K. 2026/12351, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-7573-e-2026-12351-k-292cf7e69b29