Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/15742 E. 2026/8407 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/15742
- Karar No
- 2026/8407
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/998 E., 2021/1147 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER: Temyiz istemlerinin esastan reddine, beraat hükümleri kaldırılarak mahkûmiyetlerine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, bozma
I- Sanık ... müdafiinin sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2019/998 Esas, 2021/1147 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, bölge adliye mahkemesi kararında temyizin gerekçeli yapılması gerektiği, Dairemizin 09.07.2025 tarihli ve 2022/9437 Esas, 2025/14407 karar sayılı kararı uyarınca temyiz isteminin gerekçeli olarak yapılması gerektiği, aksi takdirde talebin reddedileceğine dair ihtaratı içeren tebligatın sanık müdafiine yapılmasına rağmen, sanık müdafii tarafından gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçundan verilen karar sanık müdafii tarafından temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
II- Katılan...Çimento San. Tic. A.Ş. vekilinin sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan verilen 06.09.2021 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 06.09.2021 tarihli ve 2019/998 Esas, 2021/1147 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Temyiz isteminin reddine dair 06.09.2021 tarihli ve 2019/998 Esas, 2021/1147 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz isteminin reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, III- Katılan...Çimento San. Tic. A.Ş. vekilinin ve sanık ...'ın sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin alt sınırdan ceza tayin edilmiş olmasının usûle ve yasaya aykırı olduğuna, ağırlaştırıcı nedenlerin dikkate alınmadığına, suçun tel örgülü yerden işlendiğine; sanık ...'nin temyizinin, gittikleri yerde kesinlikle hırsızlık olayının olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Olay yeri inceleme raporunda katılana ait fabrikanın kömür ve kireç sahasının toprak üzerinden geçen kabloların kesilerek çalındığının belirtildiği, tanık ...'nün 14.10.2020 tarihli duruşmada "fabrikanın çimento bölümüne giden yerin yol kenarında bulunan elektrik kablolarını kesmeye çalışıyorlardı, etrafı tel örgü ile çevrili yerin içerisinde kalıyordu" şeklinde beyanda bulunduğu, bunun dışında suça konu kabloların kesilerek çalındığı yerin bina veya eklentisi niteliğinde olup olmadığının netleştirilmesine yönelik bir araştırma yapılmadığı, bu nedenle de bina veya eklentisi olup olmadığı hususunun kolluk aracılığı ile kuşkuya yer vermeyecek bir şekilde belirlenmesi ya da mahallinde keşif yapılarak suça konu kabloların çalındığı yerin bina veya eklentisi niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra etrafının çevrili ve binanın eklentisi niteliğinde olması hâlinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinin uygulanması gerektiği, aksi hâlde 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan...Çimento San. Tic. A.Ş. vekilinin ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.