Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/12991 E. 2026/10595 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/12991
- Karar No
- 2026/10595
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1025 E., 2021/1048 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2023 tarihli itirazı üzerine Dairemizin 21.11.2023 tarihli ve 2023/21770 Esas, 2023/7322 Karar sayılı kararı ile itiraz yerinde görülmeyerek itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesinin ardından Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 29.05.2024 tarihli ve 2024/2-209 Esas, 2024/168 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin "müştekinin şikâyetçi olmaması ve zararının olmaması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, gerekçesiz hüküm kurulmasına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-d, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafii bulunmaksızın savunması alınmak suretiyle aynı Kanun’un 188/1. ve 289/1-e maddelerine aykırı davranıldığından bahisle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 10.09.2020 tarihli 2020/1075 Esas, 2020/1166 Karar sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, duruşmada hazır edilen sanığın, bozma kararından önceki savunmasının atılı suçun ikrarı içerikli olduğu da göz önünde bulundurularak; mahkemesince müdafi huzurunda usûlüne uygun şekilde kimlik tespiti yapılarak ve 5271 sayılı Kanun'un 147. maddesindeki hakları hatırlatılarak savunmasının yenilenmesi yerine, önceki savunmasını tekrar ettiği şeklindeki beyanı ile yetinilerek yargılamaya devam edilmek suretiyle aynı Kanun'un 188/1, 289/1-h, 147, 191. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği ek Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.