Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/8016 E. 2026/11480 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/8016
Karar No
2026/11480
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3885 E., 2024/307 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama

I.Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 29.03.2024 tarihli ve 2023/3885 Esas, 2024/307 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 29.03.2024 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin; ''... edilen suçlamaları kabul etmediğine, olay ile ilgili hiçbir bilgi ve görgüsünün bulunmadığına, ... ile sadece otuz beş adet bisiklet ticareti olduğuna, kendisine bisikletleri ihaleden almış olduğunu söylediğine, deposuna ...'nin dört adet elektrikli, dört adet benzinli motoru ve iki poşet inşaat malzemesini emanet olarak bırakarak 15-20 gün sonra alacağını söylediğine, bisikletlerin deposundan çıkması nedeniyle suçlandığına, savunmalarının dikkate alınmadığına, olay yerinde bulunduğuna dair hiçbir delil olmadığına, önceki sabıkaları dikkate alınarak ceza verildiğine, dosyanın incelenerek lehine olan hükümlerin uygulanmasına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1.Dosya kapsamında bulunan 09.11.2021 tarihli görüntü izleme tutanağına göre, binaya ait güvenlik kamera kayıtlarının tarihinin ve saatinin güncel olduğu, şüpheli bir şahsın olay günü gece saat 05.14'te binaya girip 05.19'da katılana ait elektrikli bisiklet ile çıktığı, aynı gün saat 06.19'da şüpheli 4 şahsın binaya girip katılana ait malzemeler ile 06.22'de binadan çıktıkları, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre suç tarihinde gündüz vaktinin 06.20'de başladığı, dolayısıyla eylemin gece vakti gerçekleştirildiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Bu bozma nedenine göre;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/8016, K. 2026/11480, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-8016-e-2026-11480-k-97957e8677d7