Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/7962 E. 2026/11688 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7962
Karar No
2026/11688
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/262 E., 2024/480 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/1738 Esas, 2023/2379 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde beraat hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı böylece sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan inceleme;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin "hiçbir şekilde soyut ve somut delil bulunmadığına, tarafına haksız yere ceza verildiğine, olayla bir ilgisinin bulunmadığına, kamera kayıtlarında suçu gerçekleştiren şahısların koşarak suç mahallinde uzaklaştıklarının görüldüğüne, diğer sanık ...'un sağ ayağında sakatlığı bulunması nedeniyle hiçbir şekilde koşamadığına, bu durumun suçu işleyen şahısların kendileri olmadığını gösterdiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,

5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2022/628 Esas, 2023/442 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükümlerine yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/1738 Esas, 2023/2379 Karar sayılı kararı ile "... Mağdurun yöneticisi olduğu sitenin içine girip depodan hırsızlık yapıldığının anlaşılması üzerine başlatılan soruşturmada tanık ....'nin işlettiği ikinci el spot mağazasına giden polisin suça konu malları bulup mağdura iade ettiği, suça konu malları olay günü tanığa satan kişilerin sanıklar olduğunun soruşturma aşamasında tanık tarafından canlı olarak teşhis edildiği, tanığın kovuşturma aşamasında da aynı yöndeki beyanlarını devam ettirdiği, tanık ile sanıklar arasında bir husumetin dosyaya yansımadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların üzerine atılı suçları işledikleri sabit olduğu gözetilmeden oluş ve dosya kapsamı ile uyuşmayan gerekçeyle sanıkların mahkumiyeti yerine beraatlerine karar verilmesi..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/1738 Esas, 2023/2379 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2023 tarihli ve 2023/972 Esas, 2023/982 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/7962, K. 2026/11688, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-7962-e-2026-11688-k-a5275ac5d9a6