Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/7945 E. 2026/11697 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7945
- Karar No
- 2026/11697
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2615 E., 2024/529 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın olayın gerçekleştiği markette parmak izi bulunması üzerine baş şüpheli haline geldiğine ve başka deliller göz önünde bulundurulmadan hüküm kurulduğuna, tanık beyanlarının sanığın olay saatinde olay yerinde olmadığı konusunda sanığı doğrulamasına rağmen sadece parmak izine dayanılarak hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Katılanın olay günü 22:00 sıralarında kilitleyerek ayrıldığı iş yerinden kapı kilidi kırılarak çeşitli markalarda sigara ve bozuk para çalındığı ve sigaraların çalındığı, aynalı sigara dolabı camı üzerinden alınan 3 adet parmak izinin sanığa ait olduğu anlaşılan olayda, sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmeyerek olay günü 21:30 sıralarında kardeşinin ikâmetine giderek 22:30'da buradan ayrıldığını, 23:00 sıralarında güvenlik görevlisi olarak çalıştığı iş yerine giriş yaptığını ve iş yerinden hiç ayrılmadığını, ek olarak pimapen işi ile uğraştığını ve marangozlara cam sattıklarını, bu nedenle parmak izinin çıkmış olabileceğini ifade ettiği, sanığın savunmalarının tanık olarak dinlenen kardeşi, iş yeri arkadaşlarının beyanları ve iş yeri görüntüleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile doğrulandığı, katılanın söz konusu aynalı dolabı olaydan 5 yıl önce marangoz olan tanık ...'a yaptırdığını beyan etmesi üzerine sanığın işvereni olduğu anlaşılan tanık ... ve adı geçen ...'ın ifadelerine başvurulduğu, tanık ...'nın sanığın 7-8 yıldır yanında çalıştığını, ...'a ise uzun yıllardır cam sattığını beyan ettiği, tanık ...'ın ise katılan için yaptığı dolabın camlarını ...'dan aldığını belirttiği, her ne kadar katılan söz konusu dolabı eşinin her gün sildiğini beyan etmiş ise de, dosya içerisinde mevcut ... İl ... Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ... Müdürlüğü'nün 04.12.2024 tarihli Ekspertiz Raporu ile aynı aynalı sigara dolabı camı üzerinden alınarak veri tabanına kaydı yapılan diğer olay yeri izinin tanık ...'ın sol el yüzük parmak izi ile aynı olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın atılı suçu işlediğine dair savunmalarının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve mahkûmiyetlerine yeter delil bulunmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek mahkûmiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Çanakkale 6. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.