Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6561 E. 2026/9510 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6561
Karar No
2026/9510
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2588 E., 2023/1832 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

I-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, suçun unsurlarının oluşmadığına ve suç kastının bulunmadığına, sanığın suça konu kabloları atılı hurda olarak aldığına, bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın cezalandırılmasına yeterli kesin delil bulunmadığına, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, tekerrür hükümlerinin şartlarının oluşmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin, 5237 sayılı Kanun’un 142/5. maddesinden önce uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanun'un 61. maddesine aykırı davranılması, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilemeyecek olmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından, "...cezanın infazında koşullu salıverme hükümlerinin 5275 sayılı Kanun’un 108/3 maddesi gereğince uygulanmasına yer olmadığına," ilişkin kısım çıkartılmak suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/6561, K. 2026/9510, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-6561-e-2026-9510-k-fc10919a29bf