Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6574 E. 2026/9515 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6574
- Karar No
- 2026/9515
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2767 E., 2024/118 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I-Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, suçun kanunda aranan yasal şartlarının olayda gerçekleşmediğine, sanığın samimi beyanında okulun bahçesinde atılı vaziyette olan kabloların kimseye ait olmadığını düşünerek aldığını ifade ettiğine, hırsızlık amacı olmadığını samimi olarak anlattığına, kanun maddesinde suçun oluşabilmesi için sanığın sadece kasten hareket etmesi yetmemekte aynı zamanda özel bir saik olan kendisine ve başkasına yarar sağlama şeklinde bir amacının olması da aranmakta olduğuna, sanığın aşamalardaki samimi beyanlarıyla kabloları almasının kabloların bahçede kullanılmamak üzere atıldığını düşünerek alması şeklinde belirttiğine, sanığın paraya ihtiyacı bulunmadığına, hırsızlık suçuna konu olan malın değerinin azlığı durumunda verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi suçun işleniş şekline göre ceza verilmekten de vazgeçilebileceği belirtildiğine, bu durumun mahkeme tarafından dikkate alınması isteğine, katılan vekilinin temyiz isteminin ise, yapılan yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sübuta erdiğine, sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerekirken mahkeme tarafından yapılan kanuni indirim sebeplerinin yerinde olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.