Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6440 E. 2026/11052 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6440
Karar No
2026/11052
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2728 E., 2024/377 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, hırsızlık suçundan kurulan hükümle sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm yönünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 24.01.2024 tarihli ve 2023/2728 Esas, 2024/377 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;

Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından; sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin '' katılanın aşamalarda zarar miktarına ilişkin olarak çelişkili beyanlarda bulunması nedeniyle miktarın tespitinin ve tam olarak ödenmesinin mümkün olmadığına, 16.09.2022 tarihli celsede suça konu eşyaların büyük bir kısmının kendisine iade edildiğini belirttiğine, buna rağmen TCK 168 maddesinin uygulanmadığına, eylemin gece işlendiğine ilişkin delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine '' ; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ''katılanın zarara ilişkin beyanlarının çelişkili olduğuna, zarar miktarı tam olarak tespit edilmediğinden, sanıklar tarafından giderilemediğine, katılan zararını soruşturma aşamasında 40.000 TL, mahkeme huzurunda ise 150.000 TL olarak beyan ettiğine, suça konu eşyaların büyük bir kısmının iade edildiğini ifade ettiğine, temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin yerinde olmadığına, eylemin gece vakti işlendiğinin sabit olmadığına '' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; A- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,

B- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkındaki hüküm fıkrasından koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin ibarelerin çıkarılmasında zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından ''..5275 sayılı Kanunun 108/3 maddesi gereğince ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına,'' ibarelerinin çıkarılması suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/6440, K. 2026/11052, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-6440-e-2026-11052-k-3dd284eac267