Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/16 E. 2026/11059 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/16
- Karar No
- 2026/11059
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1062 E., 2020/1729 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
I- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiiinin temyiz istemleri ile hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 19.10.2020 tarihli ve 2020/1062 Esas, 2020/1729 Karar sayılı kararlarının sanık ... ve müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Sanık ...'ın hırsızlık suçuna yönelik temyiz istemi yönünden; ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığa 09.11.2020 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 17.11.2020 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz istemi ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm yönünden, hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin '' sanığın atılı suçu işlemediğine, diğer sanıkların da sanık ... aleyhine bir beyanlarının olmadığına, araç yakalandığında diğer üç şahsın kaçması, sanığın ise kaçmaması, suçsuz olduğuna karine teşkil ettiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine''; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ''suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, katılanın zararının giderilip giderilmediği hususunun araştırılmadığına '' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; A- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
B- Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafiinin, kısa kararın açıklandığı 27.12.2019 tarihli duruşmada hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek hükmün açıklanması suretiyle aynı Kanun’un 188/1. ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, 2. 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesinde yer alan; "Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir" şeklindeki düzenleme uyarınca, hükmün verildiği oturumda hazır olan sanığa son sözü sorulduktan sonra diğer sanık ... müdafiine söz vererek savunmada bulunması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.