Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/3279 E. 2026/11054 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3279
- Karar No
- 2026/11054
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2702 E., 2025/3822 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında hırsızlık suçundan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 13.06.2023 tarihli ve 2023/680 Esas, 2023/2345 Karar sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede 23.01.2025 tarih ve 2023/26474 Esas, 2025/1246 Karar sayılı karar ile Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince ''5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, dosyanın bozma üzerine gönderildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi Yargıtay bozma ilâmına karşı direnme kararı vermiş ise de; bozmaya uygun şekilde duruşma açıp delil değerlendirmesi yaparak hüküm kurması sebebiyle bozma ilâmına eylemli uyduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin ''dosyada somut delil olmamasına rağmen mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, tanık ....'ye soru sorma hakkının engellendiğine, adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğine, etkin pişmanlık hükümleri ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine '' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
YCGK’nın 11.02.2026 tarihli, 2025/2-567 E. ve 2026/79 K. sayılı kararında ''Sanığa isnat edilen gece vakti nitelikli hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı itibarıyla müdafi tayin edilmesi zorunlu olup İlk Derece Mahkemesince sanığa müdafi atanmadan ve kanunen mutlaka duruşmada hazır bulunması gereken müdafii olmaksızın yargılamaya devamla hüküm kurulmasının, CMK’nın 188. maddesinin birinci fıkrası nazara alındığında, aynı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık hâlini meydana getirdiği anlaşılmakla, bu hukuka aykırılık sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesinin CMK'nın 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki yetkiye dayanarak bozma kararı vermesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı kabul edilmelidir. '' şeklinde belirtildiği üzere mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname'deki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.