Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5668 E. 2026/8883 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5668
- Karar No
- 2026/8883
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1966 E., 2023/3687 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, sanık hakkında yapılması gereken tüm indirimlerin yapılmadığına, sanığın mahkûmiyeti yerine üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın beyanlarının hiçbir şekilde ikrar içermediğine, sanığın tüm aşamalarda suçu işlemediğini, böyle bir olayı hatırlamadığını ifade ettiğine, sanığın şikâyetçi ile zarar konusunda görüşme gerçekleştirdiğine, fakat aracın bozuk olması ve suçu kendisinin işlememiş olması sebebiyle zararı gidermediğine, sanığın motosiklete herhangi bir zarar vermediğine, suça konu motosikletin bulunduğu yer ile sanığın yerleşim yeri adresinin uyuşmadığına, motorsiklet üzerinde sanığa ait bir parmak izine rastlanılmadığına, dosya içerisinde bulunan tek delilin kamera görüntüleri olmakla birlikte söz konusu kayıtlardaki şahsın sanık olup olmadığının belirsiz olduğuna, bu konuda herhangi bir rapor aldırılmadığına, hırsızlık amacıyla çalınmış malın yol kenarına atılmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına, sanığın başkaca dosyalardan yargılanıyor olmasının bu suçu işlediğini ispata yeterli olmadığına, yargılamada oluşacak bir şüphenin sanık yararına değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın mahkûmiyetine karar verilse dahi hakkında TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirimin uygulanmaması halinde mahkeme kararında bunun gerekçesinin yazılması gerektiğine, ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın gerekçesinde bu hususun yer almadığına, gerekçe gösterilmeden sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının Anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, temel hak ve özgürlüklere ve kanunlara açıkça aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.