Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5527 E. 2026/7648 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5527
- Karar No
- 2026/7648
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4829 E., 2024/260 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin "sanıkların müsnet suçu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeterli delilin bulunmadığına, beraat kararı verilmesinin gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, eksik inceleme sonucunda mahkûmiyet kararı verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek ve 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği sanıklar müdafiinin duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2023 tarihli 2022/189 Esas, 2023/85 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 07.04.2023 tarihli ve 2023/864 Esas, 2023/1362 Karar sayılı kararı ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin "hırsızlık olayı sonrası failleri gören tanık ...'un 19.02.2022 tarihli fotoğraftan teşhis tutanağı içeriğine göre sanık ...'yı teşhis ettiği yine 24.02.2022 tarihli canlı teşhis işleminde de sanık ...'i teşhis ettiği, duruşmadaki beyanında da sanık ... ile ...'yı teşhis edip canlı teşhis sırasında da bu iki sanığı teşhis ettiği tutanağa ... yerine hatalı şekilde ...'nın isminin yazılmış olabileceğini belirttiği, kamera görüntülerinin de tanık anlatımları ile uyumlu olduğu ayrıca hırsızlık öncesi sanıkların girdikleri marketteki kamera görüntülerinden emniyet görevlilerinin sanıklar ... ve ...'yı tespit ettiklerinin anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ...'nın atılı suçlardan mahkûmiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın 5271 sayılı Kanun’un 280. maddenin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 07.04.2023 tarihli ve 2023/864 Esas, 2023/1362 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Kayseri 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli 2023/352 Esas, 2023/907 sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.