Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4492 E. 2026/7992 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4492
- Karar No
- 2026/7992
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2981 E., 2023/3491 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Her ne kadar Tebliğname'de sanığın da temyiz isteminde bulunduğu belirtilerek görüş bildirilmiş ise de, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "şikâyetçinin hırsızlık suçu yönünden zararın giderilmemesi durumunda da etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasına rızasının olduğunun göz önünde bulundurulmadığına, her ne kadar zarar sanığın tutuklu olması nedeniyle giderilememiş olsa da şikâyetten vazgeçildiğine, alt sınırdan uzaklaşılmadan ve etkin pişmanlık indirimi yapılarak sanığın lehine olacak şekilde hüküm kurulması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Adlî sicil kaydına göre; tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan (Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli, 2023/2 61... /511 Karar sayılı, 18.05.2023 tarihinde kesinleşen ilâmı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesi gereği 4 yıl 2 ay hapis cezası) sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 324. maddesinin 5. bendinde yer alan "Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri, yargılama gideri sayılmaz ve bu giderler Devlet Hazinesince karşılanır." şeklindeki yasal düzenlemeye rağmen, tercüman ücretinin yargılama gideri olarak sanıktan tahsiline karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkartılarak yerine "İş bu yargılama nedeniyle yapılan 1 elektronik tebligat gideri 5,50 TL yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan daha az olduğundan Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 36. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.