Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4493 E. 2026/7993 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4493
- Karar No
- 2026/7993
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2315 E., 2024/17 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik sanık müdafiinin itirazının, Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2023 tarihli ve 2023/365 D.İş sayılı kararı ile reddine karar verilerek kesinleştiği belirlenerek, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne hasren yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin "mal zararını ödediği halde tarafına etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına"; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise "sanığın beyanları dikkate alındığında şikâyetçinin zararını karşılamak istediği açık olup bu husus dikkate alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, şikâyetçinin beyanlarının çelişkili olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek sanığın beraatine aksi durumda lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine, sanığın samimi beyanına göre aldığı bir adet el fenerini kendi rızası ile kolluk görevlilerine teslim ettiğine, el fenerinin kıymeti pek az iken hırsızlıktan ceza verilmesinin hatalı olduğuna, iddia edilen yüzüğün varlığına dair iddiadan başka hiçbir emare bulunmadığına, sanığın el fenerini hırsızlık kastıyla aldığına dair dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Patnos 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.