Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4027 E. 2026/10855 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4027
- Karar No
- 2026/10855
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3075 E., 2023/3176 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanık Müdafiinin Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Sanık müdafiinin konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden temyiz isteminde bulunduğu, ancak Bölge Adliye Mahkemesinin temyize konu 02.11.2023 tarihli kararında anılan suç yönünden verilmiş herhangi bir karar bulunmaması karşısında, ortada incelenecek bir hüküm bulunmadığından, sanık müdafiinin konusu bulunmayan temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, sanığın sadece odaya girip çıktığına, kamera kayıtlarında elinde bir şey gözükmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın geçmiş sabıkalarının ispat açısından dikkate alınamayacağına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h. maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 143. maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılırken 7 yıl 15 ay hapis yerine hesap hatası sonucu 8 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h. maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 143. maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.