Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/257 E. 2026/10853 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/257
- Karar No
- 2026/10853
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/114 E., 2023/296 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, sanığın suç tarihinde şikâyetçinin işyerinin kepengini kesici alet ile kesip, kapı kilidini de zorlayıp kırarak içeri girdiği, içinde yaklaşık 100,00 TL para bulunan yardım kutusunu ve masa üzerindeki 4 tane anahtar takılı anahtarlığı aldığı, bu sırada olay yeri yakınından polisin geçtiğini görüp kaçtığı, polislerin de sanığın işyerinden çıkıp kaçtığını görüp, iki polisin yaya olarak sanığı kovaladığı, ancak polislerin sanığı yakalayamadığı, üçüncü polisin ise ekip aracıyla cadde üzerinden devam ederek sanığın çıkabileceği yere doğru gittiği ve bir süre sonra sanığı görüp yakaladığının anlaşıldığı olayda, kesintinin oluştuğu, işyerinden çalınan içinde 100,00 TL para olan kumbaranın ele geçirilemediği, hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; kabule göre de, 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılırken, indirim oranının (1/4) kararda gösterilmemesi ile; iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulurken, gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının “iş yeri dokunulmazlığının ihlali” yerine “konut dokunulmazlığının ihlali” olarak yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hataları olarak görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2014 tarihli, 2011/452 Esas, 2014/127 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan hükmedilen 10 ay hapis cezasına dair mahkumiyet hükmünün dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre kesinleşme tarihi 08.07.2014 olmakla birlikte UYAP’tan yapılan incelemede, söz konusu mahkeme kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.12.2020 tarihli ve 2020/24923 Esas, 2020/14404 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verildiği ve buna göre bahse konu ilamın temyize konu suç tarihi itibarıyla kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, anılan mahkeme kararı nedeniyle sanığın mükerrir sayılamayacağı, ancak, sanığın adli sicil kaydında bulunan kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan 1 yıl 2 ay 16 gün hapis cezasını içeren ve 27.10.2015 tarihinde kesinleşen Reyhanlı Sulh Ceza Mahkemesinin 20.11.2012 tarihli ve 2011/382 Esas, 2012/500 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak, yerine "Reyhanlı Sulh Ceza Mahkemesinin 20.11.2012 tarihli ve 2011/382 Esas, 2012/500 Karar sayılı kararına konu hakaret suçundan verilen 1 yıl 2 ay 16 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararının mükerrirliğe esas alınarak, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, ancak karşı temyiz bulunmaması nedeni ile 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2014 tarihli, 2011/452 Esas, 2014/127 Karar sayılı ilamına konu kamu malına zarar verme suçundan verilen 10 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine" karar verilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.