Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/2979 E. 2026/4017 K. – Özel Hayatın

Konu: Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2979
Karar No
2026/4017
Karar Tarihi
Konu
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/471 E., 2026/352 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Bölge Adliye Mahkemesince aynı yargılama kapsamında daha önce verilen bozma kararı hukuka aykırı olduğundan, bu kararın ardından verilen diğer kararların da hukuka aykırı hâle geldiğine ayrıca sanığa isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Karar tarihinde yürürlükte olan 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Bakırköy 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2025 tarihli ve 2024/477 Esas, 2025/635 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 01.10.2025 tarihli ve 2025/4153 Esas, 2025/3597 Karar sayılı kararı ile "dosyada alınan 19/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda resimlerin bulunduğu ancak bu resimlerin katılanlara gösterilerek bu resimlerin kendilerine ait olup olmadığı veya hangi resmin hangi katılana ait olduğunun açıkça katılanlara sorulmadığı ve rapordaki resimlerin mahkemecede bu katılana ait olduğu konusunda inceleme de yapılmaması nedeniyle bilirkişi raporunda belirtilen resimlerin katılanlara ayrı ayrı gösterilerek hangi resmin hangi katılana ait olduğunun tespit edilerek ve delillerinde buna göre değerlendirilmesinin takdir edilmesi" gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-4 90... /197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle;

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 01.10.2025 tarihli ve 2025/4153 Esas, 2025/3597 Karar sayılı bozma kararı, bozma üzerine verilen Bakırköy 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2025 tarihli ve 2025/507 Esas, 2025/870 Karar sayılı kararı ve kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 02.02.2026 tarihli ve 2026/471 Esas, 2026/352 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş olup açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/2979, K. 2026/4017, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-2979-e-2026-4017-k-49efe45ee77c