Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/2544 E. 2026/8326 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2544
- Karar No
- 2026/8326
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1639 E., 2023/2968 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; "Eksik inceleme ve araştırmayla varsayıma dayalı olarak karar verildiğine, kimliği tespit edilemeyen diğer şahıs tespit edilip yargılamanın birlikte yapılması gerektiğine, gerekçesiz hüküm kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç işleme kastının veya iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın hata hükümlerinden faydalanması gerektiğine ve müvekkili hakkında verilen cezanın yerinde olmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, telefonla katılanı arayarak kendisini banka görevlisi olarak tanıtıp katılanın hesap bilgilerine ulaşan sanığın, sonraki aşamada katılanın bilgisi ve iradesi dışında hesabından kendi hesabına para aktarması şeklindeki eyleminin hırsızlık olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2011 tarihli, 2011/17 Esas, 2011/1040 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak tekerrür hükümleri uygulanmış ise de ilgili dosyadaki erteli hapis cezasının 12.06.2013 yılında infaz edilmiş sayılacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b maddesinde belirtilen 3 yıllık süre dolduktan sonra incelemeye konu suçun işlendiğinin anlaşılması karşısında, ilgili ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığa ait adlî sicil kaydında yer alan, 13.01.2016 tarihinde kesinleşen İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2012 tarihli ve 2010/699 Esas, 2012/1916 Karar sayılı ilamı ile 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 maddesi uyarınca verilen 13... gün hapis cezasına ilişkin hükmün tekerrüre esas alınmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye farklı gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında kurulan hükümden tekerrür uygulanmasına ilişkin olan kısmın çıkartılması ile yerine "İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2012 tarihli ve 2010/699 Esas, 2012/1916 Karar sayılı ilamı ile 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 maddesi uyarınca verilen 13... gün hapis cezasını içeren mahkûmiyeti nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/2-b. maddesi uyarınca birinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince hapis cezasının mükerrirlere göre infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına" cümlesi eklenmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.