Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4071 E. 2026/8304 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4071
Karar No
2026/8304
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/5081 E., 2023/3458 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, ret

Temyiz dilekçelerinin kapsamına göre sanıkların temyiz istemlerinin hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarına, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise hırsızlık suçuna ilişkin olduğu anlaşılmış olup, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2022/5081 Esas, 2023/3458 Karar sayılı kararının sanık ... ve müdafii ile sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. Sanıkların İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanıkların temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık ... ve Müdafii ile sanık ...'in Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden

Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2022 tarihli ve 2021/204 Esas, 2022/483 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin, suçtan zarar gören vekili ile sanıklar ve müdafileri tarafından istinaf edildiği, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükümlerine yönelik suçtan zarar gören vekilinin istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmeksizin yalnızca sanıklar ve müdafiinin istemi incelenerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli ve 2023/3-205 Esas, 2023/542 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Bölge Adliye Mahkemesince bu talep değerlendirilmeden karar verilmesinin hükmün kanun yolu incelemesi bakımından bütünlüğünü bozması, ilk derece mahkemesince verilen bir kararın istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi denetiminden geçmiş olmasının, söz konusu kararın olay tespiti bakımından hatasız olduğu konusunda kesin bir güvence oluşturmaması, Yargıtayın görevi olan hukuksal denetimi sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi için somut olayın objektif bir bakış açısıyla, hukuksal açıdan duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmiş ve delil değerlendirmesinin hatasız şekilde gerçekleştirilmesine bağlı olması, sanık hakkında kurulan hükmün bir bütün teşkil etmesi ve herhangi bir noktadan kanun yoluna gidilmesi veya bozulması hâlinde diğer noktalarının kesinleşmesinin, diğer bir deyişle kısmî kesinleşmenin mümkün olmaması, sanıklar ve müdafileri ile suçtan zarar gören vekilinin aynı hükme karşı istinaf yoluna başvurmuş olmalarına rağmen sadece sanıklar ve müdafilerinin talebi üzerine verilen kararın usulüne uygun olarak istinaf yolu incelemesinin sonuçlandırılmış olduğunu göstermemesi, verilen bu karar hukuk aleminde varlığını sürdürürken bu kez suçtan zarar gören vekilinin istinaf talebi ayrıca değerlendirilerek aynı hüküm hakkında yeni bir istinaf kararı verilememesi, sanıklar hakkındaki hükme dair daha önce istinaf merciince karar verilmiş olması hâlinde merciin bu hükmü yeniden incelemesinin ancak daha önce verilmiş kararın bozularak ortadan kaldırılması hâliyle sınırlı bulunması hususları bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmüne yönelik suçtan zarar gören vekilinin istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilmeksizin yalnızca sanıklar ve müdafinin istemi incelenerek esastan ret kararı verilmesi nedeniyle suçtan zarar gören vekili ile sanıklar ve müdafilerinin istinaf talepleri birlikte değerlendirilerek yeniden karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/4071, K. 2026/8304, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-4071-e-2026-8304-k-6bbb5f34bb90