Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/2526 E. 2026/8932 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2526
Karar No
2026/8932
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/152 E., 2023/3240 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Ret, onama

I) Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde

Sanık ... hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından; sanık ... hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafileri ile sanık ...'ün temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın fikir ve eylem birliği içinde eylemi gerçekleştirdiğine dair somut delil bulunmadığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145, 168, 50, 51... sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmamasının haksız olduğuna, suçun gece vakti işlenmediğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,

III) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'ün temyiz isteminin, suçun diğer sanık tarafından işlendiğine, hakkında somut delil bulunmadığına, adli sicil kaydına dayanılarak ceza verildiğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, suçun maddi ve manevi unsurları itibariyle oluşmadığına, sanığın suçu işlemediği dikkate alınarak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

Sanığa ait adli sicil kaydında yazılı olan ve ikinci kez mükerrirliğe esas alınan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan verilmiş 1 yıl 8 ay hapis cezasını konu alan Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/466 Esas, 2019/160 Karar sayılı ilâmı bakımından; Mahkemenin 16.01.2025 tarihli ek kararı ile infazın durdurulmasına karar verildiği ve sanığın adli sicil kaydında yer alan birinci kez tekerrür hükümleri uygulanmış olan Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2018 tarihli ve 2018/49 Esas, 2019/128 Karar sayılı kararına konu 3 yıl 4 ay hapis cezasının da ikinci kez mükerrirliğe esas olduğu ve bu mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınmasında zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına ve yerine "Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2018 tarihli ve 2018/49 Esas, 2019/128 Karar sayılı kararına konu 3 yıl 4 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/466 Esas, 2019/160 Karar sayılı ilâmına konu 1 yıl 8 ay hapis cezasına göre belirlenmesine ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/2526, K. 2026/8932, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-2526-e-2026-8932-k-ceafd1f549cd