Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6439 E. 2026/8933 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6439
- Karar No
- 2026/8933
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2020 E., 2024/88 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLE: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma
I) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, psikolojik sorunları nedeniyle raporları bulunduğuna, çaldığı ürünlerin bir kısmını iade ettiğine ve kalan zararı gidermek istediğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin, somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinde düzenlenen değer azlığı hükümleri ile 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğuna ve sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki 2 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosya içerisindeki 15.04.2023 tarihli Olay, Araştırma, Yakalama, Üst Arama ve Rızaen Teslim Tutanağı ile aynı tarihli Ev Arama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı içeriğine göre; başka suç nedeniyle yakalanan sanığın şikâyetçinin iş yerinden hırsızlık yaptığını beyan ettiği ve çaldığı sigaraların bir kısmının ailesine ait ikamette bulunduğunu belirterek soruşturma aşamasında şikâyetçiye teslimini sağladığının anlaşılması karşısında; şikâyetçiden kısmî iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.