Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/2087 E. 2026/6411 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2087
Karar No
2026/6411
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1233 E., 2023/2409 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'ın temyiz isteminin "savunma hakkının kısıtlandığına, tebligatın usulsüz olduğuna, eksik araştırma sonucu karar verildiğine, suç vasfında hata yapıldığına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın kastının aracı çalmak olmayıp kullanıp bırakmak olduğuna, kaldı ki aracı bir süre kullandıktan sonra aldığı yere bırakarak amacını belli ettiğine, sanığın eyleminin kullanma hırsızlığı suçunu oluşturduğuna, bu husus değerlendirilmeksizin ağır şekilde ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine, anılan hususun değerlendirilmemesinin gerekçeli karar hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlâli olduğuna"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise "sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, sanığın aracın çalıntı olduğunu bilmediğine ve aracın düz kontak halinde olduğunu fark etmediğine, aracın çalıntı olduğunu anlayınca diğer sanıktan alarak bıraktığına, sanık aleyhine değerlendirilen delillerin şüpheden uzak olmadığının ortada olduğuna, sanığın suç kastı ile hareket ettiğine ilişkin kesin delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinin kabulü gerektiğine, aracın bir müddet gezmek amacı ile kullanılarak araç sahibi tarafından bulunmak üzere terk edildiğine, araç üzerinde ayrıca menfaat elde edilmemiş olduğuna, eylemin kullanma hırsızlığını oluşturacağına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, I. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanmışsa da, savunmasının zorunlu müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, hakkında çıkartılan yakalama emri üzerine 16.10.2021 tarihli müdafii eşliğinde alınan savunmasında, 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesine aykırı olarak talimat yoluyla başka mahkeme tarafından sorguya çekilerek yargılamaya devamla, aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(e) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/2087, K. 2026/6411, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-2087-e-2026-6411-k-51daced098e2