Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/11641 E. 2025/2805 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/11641
Karar No
2025/2805
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/861 E., 2015/858 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet I- ... vekilinin sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelemesinde; Adana 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2014/861 Esas, 2015/858 Karar sayılı kararının ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan davalarda, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davalara katılma hakkı bulunmayan ... vekilinin hükmü temyiz etme hakkı olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin anılan suça yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II - ... vekilinin sanıklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlere, sanık ...'ın hakkında kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen, kamu malına zarar verme suçundan zarar gören İçişleri Bakanlığının, gerekçeli kararın tebliği üzerine anılan suçtan kurulan hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz eden şikâyetçi kurum vekilinin kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümleri, sanık ...'ın ise üzerine atılı her iki suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar gören İçişleri Bakanlığına gerekçeli kararın tebliği üzerine, adı geçen bakanlık vekilinin 12.05.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz başvurusunda bulunduğu ve katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, ...'nın 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanıkların kamu malına zarar verme suçundan ve sanık ...'ın görevi yaptırmamak için direnme suçundan yargılama konusu eylemlerine uyan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a, 265/1 ve 265/3. maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, sanık ...'ın mahkûmiyetine karar verilen 25.11.2015 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, ... vekilinin ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/11641, K. 2025/2805, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-11641-e-2025-2805-k-f01ee4416657